Biberonlar ‘ölüm’ saçıyor
Nisan 2, 2010 admin
Kategori - Anne ve Bebek Sağlığı

Türkiye’de de ürünleri satılan bebek ürünleri firması Boots ve Mothercare’in maÄŸazalarında, saÄŸlık açısından tehlikeli kimyasal maddeler içeren biberonlar sattığı ortaya çıktı.
İngiliz Independent gazetesinin dün ‘Biberonlardaki tehlikeli kimyasal madde skandalı’ baÅŸlığıyla manÅŸetten yayınladığı haber, ülkede ÅŸok etkisi yarattı.
Bilimadamları, daha önce ‘Bisfenol A’ ya da kısaca ‘BPA’ olarak bilinen maddenin, meme kanseri, kalp hastalığı, obezite ve hiperaktiviteye yol açtığını öne sürmüş bunun üzerine pek çok biberon üreticisi BPA kullanmaktan vazgeçmiÅŸti. BPA maddesinin kullanımı Kanada ve ABD’de tamamen yasaklanmış bulunuyor.
ACİL ÖNLEM ALINMALI
BPA olarak bilinen ve sentetik olarak üretilen madde, plastiÄŸi daha sert hale getirmek için kullanılıyor. Mothercare yetkilileri, stokları tükendikten sonra biberonlarda BPA kullanmayı bırakacaklarını açıkladı. İngiltere’deki kanser araÅŸtırma merkezleri, hükümeti bu konuda ‘acilen’ önlem almaya çağırdı.
AKÅžAM
Uyurken neden diş gıcırdatırız?
Mart 25, 2010 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Çiğdem Küçükeşmen, gece uyurken dişlerin gıcırdatılması ve çene sıkma olayının temelinde psikolojik sorunların yattığını söyledi.
Küçükeşmen, yaptığı açıklamada, gece uykuda diş gıcırdatma veya diş sıkma sorunun temelinde psikolojik etkenlerin etkin rol oynadığını belirterek, şunları söyledi:
“Uyurken diÅŸ gıcırdatma veya çene sıkma olayının temelinde psikolojik sorunlar yatmakta, çözüm ise sıkıntıya neden olan sorunun giderilmesinde. EÄŸer gece uykunuzda bilinçsiz olarak diÅŸlerinizi gıcırdatıyorsanız, mutlaka gün içinde yaÅŸadığınız sorunlar sizi etkisi altında bırakmıştır. Bize gelen ÅŸikayetlerde bu bulgulara rastlıyoruz. Günlük hayatımızda çeÅŸitli problemlerden dolayı strese kapılmaktayız, bunlar da bizleri olumsuz etkiliyor. Gece uykuda ise bunların yansıması yaÅŸanıyor.”
DiÅŸ gıcırdatmaya çocuklarda ve hatta diÅŸleri çıkan bebeklerde de rastlandığını kaydeden KüçükeÅŸmen, “ÇocuÄŸunuzda diÅŸ gıcırdatma olayına ÅŸahit oluyorsanız, mutlaka sorunlarını irdeleyin. ArkadaÅŸları ile tartışma yaÅŸamış olabilir, bakıcısı ile problemi olabilir. Bunları sorgulayın” dedi.
Diş gıcırdatmanın bilinçaltında yapıldığını ve uykuda olan kişinin bunun farkında bile olmadığını belirten Küçükeşmen, diş yapısının da diş gıcırdatma olayına etken olabileceğini savundu. Sorunun zamanında giderilmesi gerektiğini vurgulayan Çiğdem Küçükeşmen, sürekli diş gıcırdatma olayının yaşanması halinde eklemlerde ağrı, çene dokusunda hassasiyet oluşabileceğini ayrıca baş ağrısı ve ağız yapısının bozulabileceğini kaydetti.
Bunun yanı sıra diÅŸlerin sürtünmeden dolayı zarar göreceÄŸini bildiren KüçükeÅŸmen, “Önlem alınmadığı takdirde sürtünmelerden ötürü diÅŸ yapısı zarar görür. Küçülmeler oluÅŸabilir” uyarısında bulundu.
Diş Bakımı
Åžubat 28, 2010 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Dişleriniz sahip olduğunuz en değerli organlarınızdan biridir. Kökleri, güçlü kaslarla çalışan çeneye gömülü olan dişleriniz, sindirimi kolaylaştırmak için yiyeceklerinizi çiğnememizi sağlar.
Dişlerin elbette estetik bir boyutu da vardır. Çoğunlukla, karşımızdaki kişide ilk farkettiğimiz şey o kişinin gülüşüdür.
Temiz ve sağlıklı görünen dişler, genel sağlığın bir işaretidir. Geçmişte, sağlıklı bir gülüş sadece gençlere aitti, çünkü yakın bir geçmişe kadar birçok kişi orta yaşa geldiğinde dişlerini kaybediyordu. Ancak günümüzde, diş bakımı, iyi beslenme ve ev hijyeni (temizliği), dişlerimize tüm yaşamımız boyunca sahip olmamıza olanak sağlamıştır.
Sağlıklı dişler elde etmek için yaşam boyu sürecek iyi bir diş hijyeni programı gereklidir (erken yaşta başlanılan ve sonraki yıllarda ısrarlı bir şekilde uygulanan bir program). Bu program, şeker ve karbonhidratların etkilerini azaltmak, için diyetinizde bazı değişiklikler yapmanızı da gerektirir.
Çocukların ve erişkinlerin çoğunda, başlıca sorun diş çürüğüdür. Diş çürümesine esas nedeni bakteriler ve karbonhidratlardır. Bakteriler, dişlerinizin üzerinde ince, hatta görünmez bir tabaka halinde bulunurlar. Tükürüğünüzdeki enzimler, ağzınızda nişastayı şekere çevirir. Bakteriler ise şekeri, dişlerinizi çürüten bir asite dönüştürürler.
Çocuğunuza, erken yaştan başlayarak düzenli bir diş fırçalama ve diş aralarını temizleme programı uygulatmaya başlayın. Diş çürükleri, çocuğunuzun ilk (bebek) dişleri patlamaya başlar başlamaz oluşmaya başlayabilir..
Hiç bir zaman bebeğinizin elinde meyve suyu ya da süt içeren bir biberonla uyumasına izin vermeyin. Bu içeceklerin içindeki şeker çürümeyi artırır. Eğer bebeğiniz uyuma esnasında biberonla yatıştırılmaya gereksinim duyuyorsa, biberonu suyla doldurun.
Yeni yürümeye başlayan bebeğinize günde iki kez dişlerini fırçalamasını öğretin. Siz de ona iyi bir örnek oluşturarak bu alışkanlığı kuvvetlendirin. Çocuklarınızın dişlerini florlu diş macunuyla fırçaladığından emin olun ve 3 yaşından geç olmamak kaydıyla düzenli diş kontrollerine başlayın.
Erişkinlerde, diş kaybının başlıca nedeni çürüklerdir. Buna ek olarak, ilerlemiş periodontal hastalık da, diş kaybına yol açabilir (bkz. Ağız ve Diş Bozuklukları).
Periodontal hastalık, dişleri destekleyen diş eti ve diğer dokuların enfeksiyonudur. Diş eti iltihabının (jinjivit:periodontal hastalığın hafif şekli) ortaya çıkma oranı tüm yaş gruplarında yüksektir ( 45 yaş ve üzeri erişkinlerde bu oranın % 80 in üzerinde olduğu rapor edilmiştir). Periodontitin (hastalığın daha ciddi şekli) ortaya çıkma oranı ise yaşa bağlıdır ve yaş ilerledikçe artar. 45 yaş ve üzeri kişilerin % 50 sine yakın bir oranının bundan etkilendiği düşünülmektedir.
İleri periodontit, dişlerin salanmasına ve sonuç olarak da kaybına yol açar. Ancak, doğru, günlük bir bakımla diş eti hastalıklarını önleyebilirsiniz.
Diş eti hastalıklarının en sık görünen belirtisi, özellikle fırçalama ve diş aralarının temizliği sırasında kolayca kanayan, şişmiş diş etleridir. Diğer belirtiler ise, kötü kokan nefes, yumuşak ya da hassas diş etleri, diş eti çizgisinde (diş etinin diş çevresinde bir kuşak oluşturduğu yer) iltihap, diş etinin aşağı çekilerek büzülmesi, sallanan diş, diş hizasının bozulması ve ısırmadaki değişikliklerdir.
Diş çürümesi gibi, periodontal hastalığın da nedeni plaklardır (yiyecek artıklarının diş çevresinde oluşturduğu tabaka). Plak, diş yüzeyinde toplanmış olan bakteri ve şekerleri içerir. Plak, sürekli olarak ağzınızda oluşur ve dişlerinizin yüzeyinde toplanır. Plak, diş eti çizgileriniz boyunca biriktikçe, diş etlerinizi hassaslaştırarak ve kanar hale getirerek diş etlerinizi rahatsız eder. Bu durum, dişeti iltihabı olarak adlandırılır (bkz.Diş Etleri iltihabı). Eğer hergün dişlerinizi fırçalayarak ve diş aralarını temizleyerek plağı kaldırmazsanız, birikmeye devam eder ve taş (tartar) olarak bilinen kireçlenmiş birikmeleri oluşturmak üzere tükürüğünüzdeki minerallerle birleşir.
Plak, taşın üzerinde biriktikçe, diş etleri yavaş yavaş dişlerden ayrılır ve diş kovuklarının bakteri ve zaman zaman da irinle dolmasına neden olur. Hastalık tedavi edilmediğinde, dişleri destekleyen kemiğe geçer ve zarar verir. Sonuçta, tedavi edilmediğinde, sağlıklı olan çürümemiş diş gevşer ve kaybedilebilir.
Plak ve taşı kontrol etmenin en iyi yöntemi dişlerin her yerini düzenli olarak (günde en az iki kez) fırçalamak ve günde en az bir kez diş aralarını temizlemektir. Diş çürümesiyle birlikte, özellikle öğün aralarında yediğiniz şeker miktarını sınırlayın.
Çarpık dişler
Åžubat 28, 2010 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Ortodonti ile çarpık diş tedavisi
Teknoloji ve bilgi patlamasının baş döndürücü hızla geliştiği bir çarpık dişler ortodonti ile tedavi edilebiliyor.
Dişlerin çarpık olmasını normal olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Diş çarpıklıklarıyla birlikte çeneler arası bozukluklara ortodontik anomali, bunların düzeltilmesi ile uğraşan diş hekimliğinin yan dalına da ortodonti denir.
Ortodonti deyince akla hemen çocuklar, büyüme ve gelişme gelir. Büyüme ve gelişim ortodonti yönünden çok önemlidir. Büyüme ve gelişim birbirine paralel seyreder. Bu paralellik bozulursa anomaliler oluşur. Kalıtım da sebepler arasındadır. Örneğin anne ya da babasının alt çenesi önde olan bir çocukta alt çenenin önde olma ihtimali yüksektir. Erken çekilmiş süt dişleri ya da fazla çürümüş ve tedavi edilmediği için yer kaybına neden olmuş süt dişleri ortodontik anomaliye neden olabilir. Kötü alışkanlıklar da ortodontik anomali sebebidir. Örneğin çocuğun parmağını emmesi, tırnak yemesi, yutkunurken dili öne doğru itmesi gibi kötü alışkanlıklar çeneler arası ilişkiyi ve dişlerin düzgün dizilmesini bozabilir. Çocuğun burnu tıkanık olduğu için sürekli ağızdan solunum yapması ortodontik anomali sebebi olabilir. Bu durumlara ne kadar erken müdahale edilirse ileride oluşacak anomalinin büyüklüğü de o kadar az olacaktır. Doğum sırasında gelişen bazı olaylar ya da hormonal bazı durumlar da sebepler arasındadır.
Ortodontik tedavinin başlamasına en uygun dönem gelişim atağının başladığı dönemdir. Bu dönemde tedaviye başlanırsa tedavi kalıcı, kolay ve kısa süreli olur. Daha önceki dönemlerde yapılan tedaviler değişkendir. Daha sonraki dönemlerde ise tedavinin seyri zorlaşır. Ortodontik anomaliler iskeletsel ve dişsel olmak üzere iki şekilde olur. Dişsel seviyedeki tedaviler her dönemde yapılabilir. İskeletsel seviyedeki anomaliler gelişim atağının başladığı dönem sona ermeden tedavi edilmelidir. Ortodontik tedavi 3 safhada yapılır: Koruyucu (önleyici) tedavi, iyileştirici tedavi ve pekiştirme tedavisi.
Her diş çarpıklığı ortodonti ile tedavi edilebilir mi?
Çarpıklık sadece ortodonti ile tedavi edilmez. Kuron köprü uygulamaları, protez uygulamaları da çarpıklığın giderilmesi için bir yöntemdir. Ancak ortodontinin diğer tedavi yöntemlerinden ayrılmasının en önemli özelliği doğal bir tedavi olmasıdır. Hastanın kendi dişleri muhafaza edilerek estetiğin ve fonksiyonun düzeltilmesi söz konusudur. Tedavide tedavi öncesi kriterler çok iyi değerlendirilmeli, tedavi öncesi durum ve tedavi ile elde edilebilecek durum çok iyi analiz edilmelidir. Ortodontik tedavide hedef daima sürekli diş dizisidir. Süt diş kavisinden karışık dişlenme dönemine ve daimi diş dizisine geçişte normal gelişim olaylarını da çok iyi tahlil edilmelidir. Süt diş dizisinden, karışık dişlenme dönemine geçerken, bazı anomalilik gibi görünen durumlar, aslında normal fizyolojik bir görünüm olabilir. Tabi ki bu durumlara hemen müdahale etmek doğru olmaz.
Ortodonti her diş hekimi tarafından uygulanabilir mi?
Ortodontik tedaviyi her diş hekimi yapamaz. Ancak gerekli bilgi ve donanıma sahip diş hekimleri yapabilir. Prensip olarak dişsel seviyedeki bütün tedavileri diş hekimleri yapabilir. Ancak iskeletsel seviyedeki ortodontik anomaliler özel bir eğitim ister.
ğda yaşıyoruz. Bu hızlı teknolojik gelişmelerin önemli bir bölümü tıbbi teşhis alanında görülmektedir. Örneğin; basit bir kan tahlili ile kalp hastalığı açısından risk taşıdığımızı tespit edebiliyoruz. Ya da hiçbir şikayetimiz olmadığı halde bilgisayarlı tomografi ile tümörlü bir hasta olduğumuz gerçeği ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Önemli olan, teknolojinin bize sunmuş olduğu bu güzelliklerden hastalık hali oluşmadan faydalanmaktır. Check-up önemi burada devreye girer. Çünkü check-up erken teşhis için ilk ve önemli bir adımdır. Hastalık oluştuktan sonra yapılan tahliller check-up demek değildir. Çünkü geç kalınmış ve hastalık hali oluşmuştur. Bu tür hastalar, hastalığının dışındaki diğer muhtemel hastalıkların teşhisi için farklı check-up programlarına dahil olabilirler.
Check-up bir zorunluluk mudur? Check-upa nasıl karar verilir?
Hastalıktan önce sağlığın, yokluktan önce varlığın, tükenmeden önce boş zamanın kıymetini bilmek zorundayız. Check-up bir zorunluluk değildir. Ama sağlığımız önemli ise hastalanmadan önce check-up programlarına katılmak önemlidir.
Check-up türleri hakkında nelerdir?
Bazı hastalıklar bazı bölgelerde daha sık görülür. Ülkemizde her dört kiÅŸiden biri yüksek tansiyonludur. Yüksek tansiyonun kalp-damar sistemine verdiÄŸi sayısız zararlar vardır. Basit bir kalp-damar check-up programı ile bunu teÅŸhis edip önlemleri alınabilir. ÖrneÄŸin; Japonyada mide kanserine ait ölüm hızı, diÄŸer ülkelere göre belirgin olarak yüksek iken, Japonların kitle tarama çalışmaları sonucu bu hızda azalma görülmüştür. KiÅŸinin sosyoekonomik durumu, yaÅŸam ÅŸartları, beslenme ve yemek alışkanlıkları, genetik özellikleri (soyda geçen hastalıklar açısından) dikkate alınarak, hem milli serveti israf etmeden ekonomik davranmak, hem de hedeflediÄŸimiz saÄŸlıklı bilgilere ulaÅŸmak için check-up programları belirlenebilir. Ailesinde ÅŸeker hastası olmayan birisinin kan ÅŸeker sonucu normal sınırlarda çıkmasına raÄŸmen ÅŸeker yükleme testi yapmak gereksiz ve de anlamsızdır. Mesela İlla da beni bilgisayarlı tomografiye koyarak baÅŸtan aÅŸağıya check-up yaptırın” diyen hasta adayımıza bunun sınırları çizilmeli, tıbbın uygun gördüğü program uygulanıp israf engellenmelidir. KiÅŸi birkaç küçük tahlil içeren mini bir check-up programı için baÅŸvurmuÅŸ olsa da, saÄŸlığının sorumluluÄŸunu üstlenmiÅŸ olduÄŸumuzdan, gerektiÄŸi zaman bu programın dışına çıkılabilmelidir. Bu noktada kiÅŸinin saÄŸlığını muhafaza etmek, ekonomik durumunu muhafaza etmekten daha önemlidir.
Check-up kimlere uygulanabilir?
Check-upta cinsiyete, yaşa, kişinin yakınlarında görülen hastalıklara, yaşadığı coğrafik bölgelere göre paket programlar uygulanabilir. Kişi bayan ise, bayanlarda sık görülen meme ve rahim kanserlerine yönelik programlar uygulanabilir. 50 yaş civarında bir erkek ise bu yaşlarda sık görülen prostat hastalıkları açısından bir program gerekebilir. Ailesinde şeker hastalığı olan kişiye diabet-şeker hastalığı açısından bir check-up programı önerilmelidir. Doğu Karadenizde yaşayan ve iyot açısından yetersiz beslenen check-up adayı da guatr yönünden incelemeye alınabilir. Bu sınırlamaları ekonomik davranma kaygısı güderek en kısa yoldan hedefe ulaşmak için yapıyoruz. Ancak bunu yaparken sınırlar keskin hatlarla belirlenmemeli, esnek de tutulabilmelidir.
Check-upa talebin son dönemde daha çok olmasının sebebi nedir?
İnsanlarımızın sosyoekonomik ve refah düzeyinde görülen artışın yanı sıra aynı oranda sağlık alanında da bir bilinçlenme görülmektedir. Artık insanlar nasıl otomobilinin rutin kontrollerini yaptırıyorsa, kendi sağlığı için de rutin kontrollerin yapılması gerektiğine inanmaktadır. Özellikle İstanbul ilimizde hızla artmakta olan sağlık kuruluşlarının vermiş olduğu çeşitli hizmetlerin bu bilinçlenme düzeyinin oluşmasında önemli bir katkısı vardır. Bunun yanı sıra hızla artış gösteren özel sağlık sigortalarının rolünü de gözardı etmemek gerekir.
Miniklere Diş fırçası ve diş macunu da dağıtıldı..
Kasım 29, 2009 admin
Kategori - Çocuk Sağlığı
Bursa’da Toplum Ağız ve DiÅŸ SaÄŸlığı Haftası münasebetiyle anaokulu öğrencileri DiÅŸ Hastanesi’nde ücretsiz muayene edildi.
Türkiye Kalite DerneÄŸi Bursa Åžubesi’nin (KalDer) organizasyonuyla Makbule Atadan Anaokulu öğrencileri önce diÅŸ saÄŸlığı konusunda bilgilendirildi. Çocuklar, doktorun verdiÄŸi bilgileri uygulayacaklarını söyleyerek, tek tek muayene masasına uzandı. Küçük çocukların adeta korkulu rüyası haline gelen diÅŸ muayenesinde minikler arkadaÅŸlarının diÅŸ doktoru tarafından muayene edilmesini meraklı gözlerle seyretti.
Diş sağlığının önemine dikkat çeken KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Emin Direkçi, vatandaşların sağlıklarına dikkat etmeleri gerektiğini söyledi. Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası münasebetiyle minikleri muayene ettirdiklerini belirten Direkçi, ağız ve diş sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Bu arada minik çocukların diş sağlığı ile ilgili yaptığı resimler sergilendi. Öğrencilere diş fırçası ve diş macunu dağıtıldı.
İHA
Diş sağlı ve çürükleri önlemek için
Kasım 19, 2009 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Ağız ve diş sağlığı çok önemlidir;Genellikle insanlar ilk tanıştıkları insanların dişlerine bakarlar ,
Diş sağlığınızı korumak ve çürükleri önlemek için yöntemler
1. Sabah kahvaltısından sonra ve akşam yatmadan önce dişlerinizi fırçalayın ve her gün düzenli olarak diş ipi kullanın
2.Diş fırçanızı küçük başlı seçin
3. Dişlerinizin iç yüzeylerini, dış yüzeylerini, çiğneyici yüzlerini ve dilinizin üstünü fırçalayın, ara yüzlerde diş ipliği kullanın.
4. Orta derecede sert yada yumuşak kıllı diş fırçası kullanın, fırçanızı belirli aralıklarda değiştirin.
5.Asla başkasının diş fırçasını kullanmayın.
6. Dengeli beslenmeye dikkat edin.
7. Dişlerinizi çürüğe karşı daha dayanıklı hale getiren uygulamalarla ilgili (florlama ve fissür örtücüler) bir diş hekimine başvurun
8. Florürlü bir diş macunu kullanın.
9.Şekerli yiyecekleri ana öğünlerde tüketin, yemek aralarında bir şey yememeye özen gösterin.
10. Çürüklerin erken yakalanması için belirli periyotlarla diş hekimine başvurun.
Belirli periyotlarla diş hekimine görünmek diş çürüklerinin erken teşhisini sağlıyor.
Bunamaya karşı dişlerinizi fırçalayın
Kasım 15, 2009 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
ABD’de Columbia Üniversitesi bilim adamları, 2300 erkek ve kadın arasında yaptıkları araştırmalarda diş fırçalamanın ileriki yaşlarda ortaya çıkabilecek Alzheimer ya da bunama gibi rahatsızlıklara yakalanma riskini düşürdüğünü belirtti. Diş eti sağlığının hafıza ile bire bir bağlantısı bulunuyor. Yine araştırmada oral hijyene dikkat etmeyen ve diş etlerinde sorun bulunan kişileri daha fazla Alzheimer ya da bunama saptandığını ortaya koydu.
DIŞ HABERLER / GAZETE HABERTÜRK
Dişimiz ağrıyorsa evde neler yapabiliriz?
Kasım 13, 2009 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Dişimiz ağrıyorsa evde neler yapabiliriz?
Dişlerimizi güçlendirmek için almamız gereken vitaminler
Kasım 13, 2009 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Dişlerimizi güçlendirmek için almamız gereken vitaminler hangileri?
Ağız kokusunu gidermek için nasıl bir diş bakımı yapılmalı?
Kasım 13, 2009 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Ağız kokusunu gidermek için nasıl bir diş bakımı yapılmalı?


