Elma ve Faydaları
Kasım 16, 2009 admin
Kategori - Şifalı Bitkiler
Günde bir elma yemek doktoru evinizden uzak tutar. İki elma yerseniz,kalp ve dolaşım sorunlarına karşı korunmuş olursunuz. Kolesterolü yok eder ve kabızlığı önler. Sindirimi kolaylaştırır. Kokusu rahatlatır ve kan basıncını düşürür. Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır.
Kakao
Kasım 16, 2009 admin
Kategori - Şifalı Bitkiler
Kafeinden dolayı kahvede olduğu gibi yatıştırıcı ve uyarıcı etkisi vardır. Az miktarı kalbi kuvvetlendirir, sindirimi kolaylaştırır, idrar söktürür. Fazla miktarı zararlıdır.
Kayısı ve Faydaları
Kasım 16, 2009 admin
Kategori - Şifalı Bitkiler
Çekirdeklerinden yağ elde edilir. Etli meyvesi şeker, organik asitler ve C vitamini ihtivâ etmesi bakımından önemlidir. Çekirdek içinden elde edilen yağ badem yağı yerine, yaprakları derelerde balıkları sersemleterek tutmak için kullanılır.
Kirazın Faydaları
Kasım 16, 2009 admin
Kategori - Şifalı Bitkiler
Aspirin yerine kiraz Kiraz yemek aÄŸrıların dindirilmesinde aspirinden çok daha etkili oluyor. Michigan eyaletinde yaÅŸayanlar, bu yörede çok yetiÅŸtiÄŸinden, bol bol kiraz yiyorlar. Kimileri bu meyvenin gut ve mafsal iltihabından kaynaklanan aÄŸrılara birebir olduÄŸunu ileri sürüyor. Michigan Eyalet Üniversitesi’nden Muraleedharan Nair kirazda bulunan ve ”antosiyanin” olarak bilinen kırmızı renkteki kimyasalların bu etkiyi yaratabileceÄŸine dikkat çekiyor.
Nair ve ekibi genelde uygulanana deneylerden yararlanarak söz konusu belişimlerin aspirin ve ibuprofen gibi ağrı kesicilerde bulunan enzimleri içerip içermediğini araştırdı. Ardından kimyasalların serbest radikallerin zararlı etkilerini yok edici özelliklerini inceleyerek bunları vitaminlerle karşılaştırdı.
Sonuçta, 20 kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunduÄŸu ve bu maddenin aÄŸrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduÄŸu görüldü. Kirazda bulunan antosiyanin maddesinin E ve Ca vitaminlerine benzer antioksidan etkiler yarattığına da tanık olundu. Nair’e göre, günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla özdeÅŸ etki yaratıyor. Nair kirazdaki antosiyaninin tablete dönüştürülmesine çalışıyor.
Kadınların Kabusu Vajinal Akıntılar
Kasım 16, 2009 admin
Kategori - Kadın Sağlığı
Vajina duvarlarındaki ve vajinanın içinde bulunan rahim ağzındaki bezelerden salgılanan sıvılar bu nemliliği ıslaklığı sağlar.
Varolan akıntı kişinin hareketi, ayakta durması gibi nedenlerden dolayı yerçekiminin etkisiyle vajinadan dışarı akacak ve iç çamaşırında veya pedinde bir ıslaklık oluşturacaktır. Ve bu salgılanma herhangi bir hastalık veya sıkıntı yoksa sağlıklı bir kadında süreklidir.
Normal vajinal akıntı berraktır ve sıvı yumurta akını andırır, koku yapmaz. Bu ıslaklığın kıvamı yumurtlama dönemi sırasında biraz değişir ve sıvılaşabilir. Rahatsız edici bir vajinal akıntıyla yaşamak kişinin hayat kalitesini düşürecektir.
Kendinize olan güveniniz azalacak, kendinizi kötü ve huzursuz hissetmenize sebep olacaktır. Cinsel yaşantınızı ve partnerinizle olan ilişkinizi etkileyebilecektir. Daha da önemlisi sağlığınızı bozacak, kısırlığa veya daha kötü sonuçlara gidebilen olaylara sebep olabilecektir.
Tedavi: tedavi hekimin muayenesinden sonra verdiği ilaçların düzenli kullanımı ile olacaktır, doktorunuz ayrıca size iç çamaşırlarınızı kaynatmanızı ve de sıcak ütü ile ütülemenizi de önerebilir.
Dudak Bakımı Teknikleri ve Etkili Öneriler
Kasım 16, 2009 admin
Kategori - Güzellik ve Makyaj
Yumuşak ve pürüzsüz dudaklar fiziksel güzelliğin göstergelerinden biridir. Dudaklarımızda yağ bezleri olmadığından kolayca kurur, çatlar ve soyulur.
Dudak derisinde ne ter bezleri ne de koruyucu yağ tabakası vardır. Yağ bezleri ise çok sınırlı sayıdadır.
Dudakların kırmızı kısmı, çok ince ve ölü tabakaya sahip mukoza zarıyla örtülüdür. Bu nedenle de son derece hassas bir yapıya sahiptir.
Nem seviyesini gereken şekilde korumak bizim görevimizdir. Özellikle kış aylarında bakımına özen göstermeliyiz.
Bitkisel dudak nemlendiricilerini kullanın. Mümkün olduğunca az ruj sürmeye çalışın. Besleyici dudak parlatıcılarını kullanabilirsiniz.
E vitamini ve jojoba yağı içeren besleyici ürünler tavsiye edilir. Dudakları ıslatmayın ve suya fazla maruz bırakmayın.
Nemli pamuklu bir bezle ruju çıkarın, temizleyin. 2 çorba kaşığı balmumu, 1 çorba kaşığı hindistan cevizi yağını benmari usülü eritin ve hala sıcakken bir şişe ya da kaba dökün.
Soğudukça sertleşecektir. Düzenli olarak dudaklarınıza sürerseniz, çatlamalara karşı koruyacak ve nemlendirecektir.
Dolgu çeşitleri nelerdir?
Kasım 13, 2009 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Dolgu çeşitleri nelerdir?
Elma kanser düşmanı
Kasım 9, 2009 admin
Kategori - Şifalı Bitkiler
Dahiliye Uzmanı Filiz Canlı Turan, daha saÄŸlıklı bir yaÅŸam için vatandaÅŸların elma tüketmesini önerdi. Elmanın aynı zamanda kanser düşmanı bir meyve olduÄŸunu belirten Turan, “Elmanın saÄŸladığı vitaminlerin en önemlisi C vitaminidir. En fazla kabuÄŸunda ve kabuÄŸun hemen altında yoÄŸun olarak bulunur. Bu nedenle iyi yıkanmış elmanın kabuÄŸuyla tüketilmesi en doÄŸrusudur” dedi.
İçinde birçok vitamin ve mineral bulunduran elmadan vücudun mahrum bırakılmaması gerektiÄŸini ve toplum olarak elma tüketiminde “soyarak yeme” gibi yanlış bir alışkanlığımız olduÄŸunu ifade eden Dahiliye Uzmanı Filiz Canlı Turan “Kökeni DoÄŸu Avrupa olan ülkemizde de bolca yetiÅŸtirilen ve herkesin uygun fiyata ulaÅŸabilmesi mümkün olan elmada, sindirilebilir ÅŸeker, bedenin dengesi için çok gerekli enzimler, temel asitler ve potasyum, sodyum, kalsiyum, fosfor gibi madenler bulunur. Diyetler için de mükemmel bir seçenektir. Hemen hemen herkesin severek yediÄŸi elmanın faydaları saymakla bitmiyor. Çağın belalı hastalığı kanserden, kolesterole kadar birçok hastalığın gerek riskini azaltmada gerekse önlemede önemli rol üstleniyor. Ancak toplum olarak elma tüketiminde yanlış bir alışkanlığımız var. Bir çok kiÅŸi elmayı soyarak yiyor. Oysa elmanın temiz bir ÅŸekilde yıkanıp soyulmadan yenmesi çok daha faydalıdır. Öğle yemeÄŸinden önce yendiÄŸinde ya da kabuÄŸuyla piÅŸirildiÄŸinde bağırsakları çalıştırır ve yumuÅŸatır, kabızlığı önler. İçindeki petkin maddesi zararlı kolesterolü (LDL)’yi düşürürken, faydalı kolesterol (HDL) oranını yükseltir. Dalağın kan yapmasını saÄŸlar. Çalışırken devamlı olarak oturanlar ve fazla kilolular için çok faydalıdır. Bünyesindeki C vitamini sayesinde bağışıklık sistemi güçlenir. Nefesi rahatlatır. Yapılan bazı araÅŸtırmalar, elma yiyenlerin daha kolay nefes aldığını göstermektedir. Gastritten kaynaklanan yanmaları hafifletir. Her bir elma çekirdeÄŸine, koskoca kimya fabrikalarının 10mikrona küçültülen ÅŸifreleri yerleÅŸtirilmiÅŸtir” dedi.
Haberturk
TIRNAKLARDA RENK VE SEKIL BOZUKLUGU
Kasım 5, 2009 admin
Kategori - Hastalıklar ve Genel Sağlık
Tırnakların birçok şekilde rengi veya biçimi bozulabilir. Ufak yaralanmalar en yaygın nedendir. çekiçle vurma sonrasında baş parmağınızın tırnağı altındaki siyah nokta kandır.
Uçlardaki beyaz bulut gibi işaretler küçük çarpmalar sonucudur. Yarılma, soyulma ve kırılma genellikle güçlü sabunlara veya kimyasal maddelere aşırı maruz kalmanın sonucudur. Sıkı veya uygun olmayan (vuran) ayakkabılar ayak tırnaklarını kalınlaşmasına veya batmasına yol açabilir, uygun bakım, bakterilerin ve diğer enfeksiyöz organizmaların dokulara girmesini ve muhtemelen kanınıza karışmasını önlemek için önemlidir.
Renk bozulması, mantar enfeksiyonları dahil birçok rahatsızlıklarda meydana gelir. Bunlar tırnaklarınızı sanıya, griye, kahverengiye veya siyaha döndürebilir. Yaralanma, kimyasal maddelere maruz kalma veya ilaçlara karşı reaksiyon da tırnaklarda bir dizi renge yol açabilir. İç hastalıklar tırnakları bozabilir. Parmaklanın kalınlaşıp tırnakların bunların etrafını sarması akciğerlerde bir problem olduğunu gösterebilir.
Tırnaklarınızın bir hastalık sırasında etkilenip sonra iyileşmesi çok seyrek görülen bir olay değildir. Fakat tırnaklar yavaş büyür: (el tırnakları ayda yaklaşık 3 mm. ve ayak parmakları ayda yaklaşık i mm.) Meydana gelen hasar ancak yeni tırnak büyümesi ile tamir edilebilir. Bozulmaya neden olan hastalık kontrol altına alındıktan veya iyileştikten sonra tırnaklar yavaş yavaş normale dönecektir. Fakat renk ve işaretlerdeki değişiklikleri doktora bildirin.
Vitiligo
Kasım 5, 2009 admin
Kategori - Alerjik Hastalıklar, Hastalıklar ve Genel Sağlık
Vitiligo, hemen her yaşta ortaya çıkabilen, doğumsal olmayan, sınırları net, parçalı, renksiz (açık renkli) alanlarla karakterize bir cilt hastalığıdır. Açık rekli alanın çevresinde genelde renk artışı vardır. Renk açıklığının olduğu bölgedeki kıllarda da renk kaybı meydana gelebilir. Her 100 kişiden birinde bu hastalığın olduğu düşünülmektedir.
Koyu tenli kişilerde daha belirgindir. Vitiligo nun nedeni tam bilinmemekle beraber pigment üreten hücrelerin (melanosit) kaybına bağlı olarak meydana geldiği düşünülmektedir. Bu hücrelerin hasara uğramasında da kişinin kendi bağışıklık siteminin etkili olduğu ileri sürülmektedir.
Doğuştan olmamakla birlikte bazı ailelerde sık görülmesi, genetik yatkınlık olduğunu düşündürmektedir.
En sık etkilenen bölgeler boyun, el sırtları ve cinsel organlardır (testis). Küçük lekeler halinde başlar, daha sonra bunlar büyüyerek veya birleşerek, klasik görüntüyü meydana getirirler.
Sadece muayene edilerek tanı konabilir.
Hastalığın gidişatı değişkendir. Belli bir büyüklükten sonra senelerce devam edebilir veya kaybolabilir. Bazı hastalarda ise tüm vücudu kaplayabilir.
Bu astalarda güneş yanığı sık gelişir, korunulması gerekir.
Yine vitiligo hastalarında pernisyöz anemi, hipertiroidizm ve Addison hastalığı da diğer insanlara göre daha sık görülmektedir (ya da daha sık birlikte bulunmaktadır).
Tedavi
Nedeni kesin olarak saptanamayan vitiligonun, kesin bir tedavisi de yoktur. Estetik amaçla, lekeleri kapatmak için bergamot esansı kullanılabilir.
8-metoksipsoralen veya trimetilpsoralen tedavileri lekeleri koyulaştırmadaki en etkin ilaçlardandır. Bu ilaçlar kullanıldıktan sonra hastaya ultraviyole-A ışını verilir. Bu ilaçlar 11 yaşın altında kullanılmamalıdır. Ancak bu tedaviye rağmen yeni bölgelerde hastalık oluşabilir.
Tedavide hipnozu önerenler de vardır.
Yurtdışında (Romanya) bulunan Gerovital H-3 yüz kremi (GH-3), adı verilen bir kremin yetişkinlerde etkili olduğu iddia edilmektedir.


