Türk kadını ve menopoz
Mart 25, 2010 admin
Kategori - Kadın Sağlığı
Bir ilaç firması tarafından 43-58 yaşları arasındaki 1007 kadınla yapılan “Türk Kadınları ve Menopoz Araştırması”, kadınların menopozun nedenini bilmediğini ortaya koydu.
Araştırmaya göre kadınların yüzde 51’i menopoz ile ilgili bilgileri doktorlarından, yüzde 29’u televizyondan, yüzde 27.8’i ise arkadaş ve tanıdıklarından alıyor. Kadınların yüzde 38’i aldıkları bilgiyi yeterli bulurken, yüzde 62’si bilgilerinin yetersiz olduğunu düşünüyor. Araştırmaya katılan kadınların yüzde 79’unun “hormon destek tedavisini” bilmiyor.
Schering Alman İlaç firması tarafından Türk kadınlarının menopoza bakışı ve menopoz tedavi yöntemlerine yaklaşımlarını anlamak amacıyla 19 ilde 1007 kadın üzerinde gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları açıklandı.
MENOPOZA GİRME YAŞI 45.8
Türkiye’de 43-58 yaş arası kadınların yüzde 72’sinin menopozda olduğunu gösteren araştırmaya göre, ortalama menopoza girme yaşı 45.8.
Menopoza daha erken yaşta girenler (43-47) daha çok İç Anadolu, Ege bölgesi ve kentsel kesimden kadınlardan oluşuyor. 48-52 yaş arası menopoza giren kadınlar ise Akdeniz, Karadeniz Bölgesi ve kırsal kesimden.
Araştırma sonuçlarına göre kadınların büyük çoğunluğu menopozu doğru tanımlarken, yüzde 13’ü ise menopoz döneminde olmalarına rağmen tanımını tam olarak bilmiyor.
YÜZDE 61.8’İ NEDENİNİ BİLMİYOR
Menopozun nedeni sorulduğunda kadınların yüzde 61.8’i “bilmiyorum” yanıtını verirken, diğerleri ise sırasıyla yüzde 9.4’ü “yaşlılık”, yüzde 8.1’i “üremenin sona ermesi”, yüzde 7.4’ü “adet bitimi”, yüzde 3.7’si “stres”, yüzde 3.3’ü “doğal bir olay”, yüzde 2.4’ü de “hormonal dengesinin bozulması” olarak yanıtladı.
Araştırmaya göre, stres, uykusuzluk, gerginlik, kolay sinirlenme, kemik ağrıları ve kemik erimesi gibi menopoz sıkıntılarının en az Marmara, en çok ise Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşandığı görüldü.
Araştırma sonuçlarına göre menopoz dönemindeki Türk kadınlarının yüzde 61’i ortalama yılda 1.3 kez düzenli kontrol amacıyla jinekologa gidiyor. Jinekologa gitme sıklığı 43-47 yaş grubu kadınlarda daha yüksek.
BİLGİLERİNİ YETERLİ BULMUYOR
Araştırmaya göre kadınların yüzde 51’i menopoz ile ilgili bilgileri doktorlarından, yüzde 29’u televizyondan, yüzde 27.8’i ise arkadaş ve tanıdıklarından alıyor. Kadınların yüzde 38’i aldıkları bilgiyi yeterli bulurken, yüzde 62’si bilgilerinin yetersiz olduğunu düşünüyor.
Araştırma, kadınların yüzde 79’unun “hormon destek tedavisini” bilmediği de ortaya koyarken, kadınların yüzde 15.3’ü menopoz için biri laç kullandıklarını belirtti.
Araştırmaya katılan kadınlara menopoz döneminde yaşadıkları problemleri kimlerle paylaştıkları sorulduğunda, birinci sırayı yüzde 40.1 ile eşler aldı.
YÜKSEK TANSİYONDAN ŞİKAYETÇİLER
Araştırmaya katılan 1007 kadından elde edilen sonuçlara göre menopoz döneminde kadınlarda en sık görülen sağlık problemi, yüzde 21.5 ile yüksek tansiyon oldu.
Elitkadın
Anne adayında gebelik şekeri tespit edilirse nasıl bir tedavi uygulanır?
Ocak 7, 2010 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Kimlere gebelik şekeri tarama testi yapılır?
Aralık 18, 2009 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Kimlere gebelik şekeri tarama testi yapılır?
Gebelik şekeri anne için hangi risklere neden olur?
Aralık 18, 2009 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Gebelik şekeri anne için hangi risklere neden olur?
Gebelik şekeri bebek için hangi risklere neden olur?
Aralık 18, 2009 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Gebelik şekeri bebek için hangi risklere neden olur?
Gebelik şekerinin belirtileri
Aralık 18, 2009 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Gebelik şekerinin belirtileri nelerdir?
Gebelik şekeri neden olur?
Aralık 18, 2009 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Gebelik şekeri neden olur?
Gebelik şekeri nedir?
Aralık 18, 2009 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Gebelik şekeri nedir?
Hamilelik şekerinden korkmayın!
Aralık 13, 2009 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Diyetisyen Sanem Apa, hamilelik şekeriyle ilgili bilgi verdi:
Gestasyonel Diyabet Nedir? Diyabet dediğim anda hepinizin “Yoksa şeker hastası mı olacağım?” dediğinizi duyar gibiyim. Ancak diyabetli bir birey olmak birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterir. Bu ay siz anne adayları için hamilelik şekeri olarak da bilinen gestasyonel diyabete değinmek ve aklınıza takılan soruları cevaplamak istedim. Tüm hamilelerin yaklaşık % 3- 5′i hamileliklerinde gestasyonel diyabet oluşma durumuyla karşı karşıyadır. Gestasyonel diyabet, Tip 1 diyabet denilen vücudun hiç insülin üretemediği ve mutlaka dışardan insülin alınmasıyla kontrol altına alınan diyabetten farklı, Tip 2 diyabete daha benzer bir durumdur. Tip 2 diyabeti olan hastalar kan glukoz değerlerini diyet ve egzersizle kontrol edebilir, gerekli olduğu durumlarda ilaç ve insülin alımına ihtiyaç duyabilirler. Gestasyonel diyabet genelde hamileliğin ortasında 20 - 24. haftalarda, vücuttaki hormonal değişiklikler nedeniyle ortaya çıkar. Hamilelik süresince plasentada üretilen ve hamilelik için önemli olan çok sayıda hormonun bazıları insülini bloke eder. Hatta plasentanın daha çok büyümesi, daha çok hormonun üretilmesine ve daha büyük bir insülin direnci meydana gelmesine neden olur. Birçok kadında, insülin direncini ortadan kaldırmak için pankreas uygun miktarda insülin salgılar. Ancak pankreasın salgıladığı insülin yine de plasentaya yeterli gelmezse bu durum gestasyonel diyabet ile sonuçlanır. Her kadın hamileliğinde gestasyonel diyabetle karşı karşıya kalabilir. Gestasyonel diyabet olma olasılığını artıran faktörlerden bazıları şunlardır: - Obezite Ayrıca 35 yaşından sonra doğum yapacak anne adayları daha genç yaştaki anne adaylarına göre gestasyonel diyabet olma konusunda daha büyük risk altındadır. Mother&Baby |
8 kadından birinde meme kanseri var!
Aralık 4, 2009 admin
Kategori - Kadın Sağlığı
Dünyada kadınlar arasında en çok görülen kanser olan “meme kanseri”, kadınların ölüm nedenleri arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alıyor. Araştırmalara göre meme kanserinin en sık rastlandığı ülke olan ABD’de her 8 kadından birinde meme kanseri görülüyor.
İstatistiki çalışmaların Türkiye için de tehlikenin çok büyük olduğunu gösterdiğini söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Gazioğlu, Sağlık Bakanlığı’nın ve üniversitelerin bilgileri birlikte değerlendirildiğinde en iyimser ihtimalle Türkiye’de her 11-12 kadından birinde meme kanseri görüldüğünü ifade etti.
Gelişmiş ve modern yaşama geçmiş ülkelerde meme kanserine rastlanma sıklığının çok daha fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Ertuğrul Gazioğlu, “Bir ülke batılı anlamda ne kadar çok gelişmişse, ne kadar modern bir hayat yaşanıyorsa, bu ülkenin kadınlarında meme kanseri daha çok görülüyor.” dedi. Prof. Dr. Ertuğrul Gazioğlu bu durumun sebeplerini söyle sıraladı:
1. Çocuk doğurmamak: Modern yaşamın en önemli etkilerinden biri olarak kadınlar daha az çocuk doğuruyor ya da kariyer kaygısıyla çocuk konusunu erteleyerek ilerleyen yaşlarda da hiç çocuk sahibi olamıyor.
2. Emzirmeme: Çocuk sahibi olan kadınlar yoğun iş temposu veya estetik kaygılarla bebeklerini emzirmiyor veya emzirme dönemlerini kısa tutuyorlar.
3. Hormon alımı: Menopoz belirtileri başladığında önceki yıllarda bunlar çok doğal kabul edilip hiç ilaç alınmadan bu dönem geçiriliyordu. Günümüzde, çok sayıda kadın menopoz şikayetlerini yaşamamak veya menopozu ertelemek için hormon (östrojen, progesteron) kullanıyor. Modern çağda, hormon içeren doğum kontrol haplarının yaygın ve çok uzun yıllarca kullanılması da benzer etkiye sahip.
4. Aşırı kilo: Şişmanlık (obezite) Amerikan toplumunda olduğu gibi bütün dünyanın problemi. Fast-food ve benzeri aşırı kalorili besinlerle sağlıksız ve düzensiz beslenmenin doğal sonucu şişmanlık oluyor. Özellikle menopozdan sonra hızla kilo alan kadınlarda meme kanserine yakalanma riskinin arttığı bilimsel olarak gösterildi. Menopoz sonrası dönemde kadınlarda östrojen hormonunun ana kaynağı yağ dokularıdır.
5. Fiziksel aktivitenin azalması: Masa başı çalışma, fazla otomobil kullanımı ve birçok işin internet yoluyla evden çıkmadan halledilmesi gibi modern yaşamın getirileri fiziksel hareketliliği kısıtlıyor. Araştırmalar fiziksel aktivitesi fazla olan insanlarda meme kanserine daha az rastlandığını gösteriyor. Meme kanserine yakalanıp tedavisini tamamlamış kadınlarda fiziksel aktivitelerin artırılması bile sağ kalım oranlarını yükseltiyor.
6. Stres: Modern ve batı tarzı yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biri olan stres, bağışıklık sistemi üzerine olumsuz etkileri nedeniyle diğer birçok hastalıkta olduğu gibi meme kanseri için de bir risk etkeni olarak kabul edilebilir.
7. Alkol: Sosyo-ekonomik yönden gelişmiş ülkelerde daha yaygın kullanılan alkollü içeceklerin fazla miktarda tüketilmesi ile meme kanseri görülme sıklığı arasında ilişki belirlenmiştir.
Begüm Çelikkol / HABERTURK.COM



Diyetisyen Sanem Apa, hamilelik şekeriyle ilgili bilgi verdi: