Domuz gribine spreyli çözüm
Aralık 20, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri
Tayland’da burun spreyi şeklinde uygulanacak bir domuz gribi aşısının klinik denemelerinin başladığı bildirildi.
Sağlık yetkilileri, burun spreyi gibi uygulanan aşının klinik denemelerinin bugün Bangkok’taki Mahidol Üniversitesinde başladığını belirtti.
Denemelerin ardından aşının, insan sağlığına herhangi bir tehlike oluşturmadığı tespit edilmesi halinde tescil edileceği kaydedildi.
Denemeler kapsamında 15 erkek ve 9 kadının 28 günlük bir sürede değişik miktarlarda aşının test edilmesi için 12 kişiden oluşan iki gruba ayrıldığı belirtildi.
Bu grupların, ilk dozun ardından bir hafta süreyle karantina altına alınacakları ve üç hafta sonra ikinci dozun verileceği kaydedildi.
400 kişi üzerinde yapılacak diğer denemelerin sonuçlarının ise birkaç aydan önce alınmasının beklenmediği bildirildi.
Yaklaşık 30 bin domuz gribi vakasının saptandığı ülkede hastalıktan ölenlerin sayısının 190 olduğu açıklandı.
AA
Annelere H1N1′den korunma yöntemleri anlatıldı
Aralık 2, 2009 admin
Kategori - Anne ve Bebek Sağlığı
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Melahat Dönmez, hamile ve emziren annelerin domuz gribi aşısı yaptırmasında bir sakınca olmadığını söyledi.
Domuz gribi vakalarının giderek artması üzerine Prof. Dr. Melahat Dönmez, önemli açıklamalar yaptı. Hamile bayanların domuz gribine yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Melahat Dönmez, “Gebe kadınların hastaneye kaldırılma oranı genel nüfustan daha fazladır. Bu hastalığa bağlı ölümlerin yüzde 6’sı, hamile bayanlarda olmaktadır. Yakın zamanda yapılan geniş ölçekli bir çalışmada, normal mevsimsel gribe karşı inaktif aşı yapılan gebe kadınların, 6 aydan küçük bebeklerinde grip riski yüzde 63 azalmıştır. Bu sonuç, gebe kadınlara yapılacak grip aşısının hem anne hem de bebek sağlığını korumaya yardımcı olabileceğini göstermektedir. Doktoruna kontrol için gelen gebe kadınların, bu esnada aşının yapılması en uygun zamanlamadır. Şayet şartlar uygun değilse, başka bir aşılama günü planlanması uygun olacaktır. Dolayısıyla bir doz H1N1 aşısı gebe kadınlara önerilmektedir” dedi.
Prof. Dr. Dönmez, domuz gribi aşısının hem anneyi hem de bebeği korumaya yardımcı olacağını beliterek, “Grip aşıları sadece 6 ay ve üzerindeki bebekler için önerilmektedir. Dolayısıyla 6 aylıktan daha küçük bebek ile birlikte yaşayan herkes hem H1N1 hem de mevsimsel grip aşısını olmalıdır. Domuz gribi aşısı, hem de mevsimsel grip aşısı, emziren annelere yapılabilir. Aşılı anneden bebeğe sütle geçecek antikorlar, bebeği korumaya yardımcı olacaktır” diye konuştu.
Çalışan hamile bayanların kesinlikle maske takması gerektiğini de vurgulayan Dönmez, şöyle konuştu;
“İnsan yoğunluğunun yaşandığı alanlarda çalışan ve sürekli insanlarla karşı karşıya olan hamile bayanların, domuz gribine yakalanma riski daha fazla. Hamile bayanlar çalışırken mutlaka maske takmalı.”
İHA
Çocuklar yarın aşılanacak
Kasım 15, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri
Kronik organ yetmezliği, bağışıklık sistemi ve kan hastalığı bulunanlarla 6 ay ile 5 yaş arası çocukların “domuz gribi”ne karşı aşı uygulaması yarın başlıyor.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ: “Aşı konusunda tereddüt etmeyin”
Bu kapsama giren, aşı yaptırmak isteyenlerin sağlık ocakları veya aile sağlığı merkezlerine başvuruların kendi beyanları yeterli olacak, herhangi bir belge istenmeyecek.
Yarından itibaren sağlık ocakları veya aile sağlığı merkezlerine başvurup durumlarını beyan ederek aşı yaptırabilecek olanlar şunlar:
“-Kronik bronşit, KOAH ya da astım gibi kronik akciğer hastaları,
-Kronik kalp-damar hastaları, kalbinde doğumsal delik, damar ve kapak darlığı, kalbin bölümleri arasındaki bağlantı bozukluğu gibi rahatsızlığı olanlar,
-Özellikle diyalize giren kronik böbrek hastaları,
-Şeker başta olmak üzere metabolik hastalığı bulunanlar,
-Siroz başta olmak üzere kronik karaciğer hastaları,
-Anemi ve lösemi gibi kan hastalığı bulunanlar,
-Kanser hastaları,
-Bağışıklık sistemini baskılayan diğer rahatsızlıkları olanlar.”
6 ay ile 5 yaş altındaki çocuklara da aile onayı alındıktan sonra aşı yapılacak.
Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Domuz gribi aşılarının gönüllülük esasına göre yapıldığını, bu konuda herhangi bir zorlama olmadığını vurguladı.
Aşı uygulanan kişilere olası yan etkiler konusunda bilgi verildiğini kaydeden yetkililer, okul çağındaki çocuklara aşı uygulaması başladığında da veli onayı olmadan aşı yapılmayacağını bildirdi.
Hamileler için aşının etkinliğini artıran adjuvan maddesi bulunmayan özel aşıların Aralık ayının başında gelmesinin beklendiğini kaydeden yetkililer, “Ancak Dünya Sağlık Örgütü adjuvanlı aşıların da hamilelere uygulanabileceğini açıkladı. Gebeliğinin son 2-3 ayındakilerde hastalık ağır seyrediyor. Özellikle 20 haftanın üzerindeki gebelere aşı yaptırmalarını öneriyoruz. Beklemek isteyenler de aralıkta gelecek aşıdan yaptırabilirler” diye konuştu.
Yetkililer, ayrıca, aşının koruyucu etkisinin en erken 10 gün sonra başladığına da dikkati çekti.
RİSK GRUPLARI AŞI OLMALI
A.A
‘En az 30 bin domuz gribi vakası var’
Kasım 12, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri
Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi ve Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlığı Derneği (EKMUD) Başkanı Prof. Dr. Gaye Usluer, domuz gribinde ülkedeki toplam olgu sayısının 3 bin civarında olduğunun söylendiğini, ancak tahminlerine göre gerçek rakamın bunun en az 10 katı düzeyinde bulunduğunu söyledi.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Ana Bilim Dalı Başkanı da olan Prof. Dr. Usluer, AA muhabirine, Türkiye’de domuz gribi olan hasta sayısının ne kadar olduğunun şu anda tam olarak bilinmediğini belirtti.
Domuz gribine bağlı olarak yaşamını yitiren kişilerin sayısının 40 olduğunu ifade eden Prof. Dr. Usluer, şunları kaydetti:
”Bir hafta önce olgu sayısı çok arttığı için Sağlık Bakanlığı artık tek tek olgu bildiriminde bulunulmasının doğru olmadığı kanaatine vardı. Ancak geçen hafta ortalarında toplam olgu sayısı arttı. Domuz gribinde ülkedeki toplam olgu sayısının 3 bin civarında olduğu söyleniyor. Bizim tahminimize göre gerçek rakam bunun en az 10 katı. Buradaki hızlı artışa dikkat etmek gerekir. 8 Ekimde Sağlık Bakanlığının internet sayfasında bu hastalıktan dolayı yaşamını yitiren kişi sayısı bir olarak görülüyordu. Yaklaşık bir ayda bu rakam 40′a çıktı. Hızlı bir artış var.”
-”40′A YAKIN KİŞİ YOĞUN BAKIM DESTEĞİ ALIYOR”-
Prof. Dr. Usluer, yakın temas halinde oldukları Ankara’daki eğitim hastanelerinin neredeyse tek baktıkları hastaların grip hastaları olduğunu belirterek, sadece enfeksiyon hastalıkları kliniği değil, göğüs hastalıkları, kulak, burun, boğaz kliniklerinin de bu hastalarla dolu olduğunu bildirdi.
Bir eğitim hastanesinde 4 domuz gribi hastasının solunum cihazına bağlı olduğunu öğrendiğini vurgulayan Prof. Dr. Usluer, şöyle devam etti:
”Türkiye’de yaşamını kaybeden hasta sayısı kadar çok kişi yoğun bakım desteği alıyor. Yaşanan salgın sadece bizim ülkemizi değil, tüm dünyayı ilgilendiriyor. Salgının olduğunu kabul etmeliyiz, ancak panik yapmak yerine doğru yöntemlerle bunu kontrol altına almak gerekiyor. Doğru yöntemlerin başında korunmak geliyor. Burada esas korunma yöntemi aşılamadır. Sağlık Bakanlığı tarafından risk grupları için aşı alındı. Sağlık personelinin aşılanması bir haftadır devam ediyor. Medyadaki bilgi kirliliğinin önüne geçilip en etkili korunma yöntemi olan aşı yapılmasının yaygınlaştırılması gerekiyor. Aşılamanın yapılması özellikle risk grupları için önemli. Bunun yanı sıra kalabalık ve kapalı alanlarda fazla bulunmamak, hastalanınca bir hafta toplum içine çıkmamak gibi önlemler de önemli. El yıkamak çok önemli. Elimizi yıkayamadığımızda korunma jellerini kullanabiliriz.”
-”HASTALIK NEDENİYLE YÜZDE 12 ORANINDA İŞ GÜCÜ KAYBI VAR”-
Usluer, hastalık nedeniyle yüzde 12 oranında iş gücü kaybı olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
”Aşılanmanın önemi burada ortaya çıkıyor. Hasta kişiler hastaneye yatmayabilir, evde geçirmek isteyebilir. Yoğun bakım gerekmeyebilir. Her hasta ölmüyor, bu bir gerçek. Ölmesin de ancak yüzde 12 oranında bir iş gücü kaybı var. Salgın ne kadar büyürse o kadar kişi okula, işe gidemeyecek. Bu da ülke ekonomisini olumsuz etkiler. Siyasetçileri aynı zamanda toplum liderleri olarak görüyorum. Olumlu ya da olumsuz çıkacak her söz toplumu o söz doğrultusunda etkiler. Bu nedenle çok dikkatli konuşmak gerekiyor. (Aşılanacağım) derken de (aşılanmayacağım) derken de… Ben bu olaya siyasi ya da politik açıdan değil bilimsel açıdan bakılması gerektiğini düşünüyorum.”
Sağlık Bakanlığının bu aşının alınmasına karar verirken Bilimsel Danışma Kurulu oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Usluer, ”Aşının koruyuculuğuna inanan bir kişiyim. Tek başına alınmış bir karar değil. Bu karar Dünya Sağlık Örgütü’nün hedeflerine uygun bir karardır. Kaldı ki basında çıktığı gibi Türkiye bu aşının denendiği bir ülke değil” diye konuştu.
-80 BİN KİŞİ AŞILANDI-
ABD’nin, Kanada’nın, Batı Avrupa ülkelerinin de aralarında bulunduğu 18 ülkede nüfusun tamamının aşılanacağını bildiren Usluer, ”Bizim gibi ekonomik olarak daha sıkıntılı, aşı konusunda dışarıya bağımlı pek çok ülkede ise risk grupları aşılanacak. İsveç’te 1,6 milyon kişi bizdeki aşının aynısıyla aşılandı. Şu ana kadar ciddi hiçbir yan etki görülmemiş. Türkiye’de de 80 bin kişi aşılandı, ciddi bir yan etkiden bahsedilmemektedir. Süreçle birlikte bilgi paylaşımlarının artmasının konuyla ilgili politik spekülasyonlara da son vereceğini düşünüyorum.”
AA
Domuz gribine karşı böyle korunun!
Kasım 9, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri
Ülkemizde hızla artan “Domuz Gribi” vakaları halk arasında paniğe yol açıyor. Salgından korunmak için alınan birçok önlemin yanı sıra beslenmenin de önemini unutmamak gerekiyor. Herhangi bir hastalık sırasında savunma yani bağışıklık sisteminin vücudu enfeksiyonlara karşı korumaya çalıştığını belirten Beslenme ve Diyet uzmanı Hülya Günsoy, enfeksiyonlarla savaş halindeki vücudun bağışıklık sistemini güçlü tutmanın elimizde olduğunu, bunun da yeterli ve dengeli beslenme ile sağlanabildiğini belirtiyor.
Dyt. Hülya Günsoy domuz gribi ve çeşitli enfeksiyonlara karşı yeterli ve dengeli beslenme önerilerini aktardı:
Koruyucu Beslenme Önerileri
• Temel besin gruplarında dengeli dağılım temel kural
Süt ve süt ürünleri, et, balık ve kümes hayvanları, sebze ve meyveler, tahıllar dört temel besin grubunu oluşturur. Dört temel besin grubunu oluşturan çeşitli besinler, günde en az 3 ana, 3 ara öğünde yeterli miktarda tüketilmeli.
• En Yararlı Mikroorganizmalar: Probiyotikler
Bağışıklık sistemini güçlendiren yararlı mikroorganizmaları (probiyotikleri) içeren süt, yoğurt veya kefir günde en az 2-3 porsiyon/bardak tüketilmeli.
• A ve C Vitaminin yanı sıra antioksidanların önemi büyük
Bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi olan A ve C vitamini ve antioksidanları içeren havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra portakal, mandalina, greyfurt, elma mevsim meyveleri ve antioksidan etkisinden dolayı nar bol tüketilmeli.
• Suyun Yanı Sıra Taze Meyve Suları
Vücut ısısını dengede tutabilmek amacıyla bol sıvı alımı yapılmalı. Her gün en az 2-2,5 litre su içilmeli. Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanmasında gerekse de sıvı alımına katkı sağlaması açısından taze sıkılmış meyve sularının tüketimi sıkça yapılmalı.
• E vitaminin önemi de kaynağı da çok
Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde önemli etkiye sahip E vitaminini sağlamak için yeşil yapraklı sebzeler, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagiller yeteri miktarda tüketilmeli.
• Güneş yok, D vitamini ihtiyacı çok
Kış mevsiminde güneşten alınan D vitamininden de yoksun kalınıyor. Özellikle kemik ve diş gelişimi için önemli olan D vitaminin diğer bir kaynağı olan balık, artan D vitamini gereksinimini karşılamak için kışın daha fazla tüketilmeli.
• Yağ tüketiminde tercih sıvı yağ
Yağ tüketimine özellikle dikkat edilmeli, katı yağlar yerine sıvı yağların tüketimine özen gösterilmeli.
• İyi beslenirken kilo alımına dikkat
Kilo kontrolünün sağlanması için kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünlerinin tüketilmesine dikkat edilmeli. Tatlı olarak sütlü tatlılar ve meyve tatlılarının tercih edilmeli ve hareketsizlik nedeniyle artan sindirim problemlerinin önlenmesi için fiziksel aktivite yapılmalı.
• Enerji için çok fazla tatlı ve yağlı yiyecek tüketilmemeli
Soğuklarla birlikte vücut ısısını yükseltmek için enerji açığı ortaya çıkar. Ancak bu enerji açığının yağlı yiyeceklerle (fastfood, kızartma, kavurma), tatlı ihtiyacının da aşırı şekerli tatlılarla (hamur işi, şerbetli) karşılanmaması gerekiyor. Dört temel besin grubunu oluşturan besinlerden eksik ve yetersiz tüketmek vücudumuzun bağışıklık sistemi zayıflatıyor ve vücudu hastalıklara karşı savunmasız hale getiriyor.
• Tazesi yok diye beslenme az çeşit sebzeyle sınırlanmamalı
Mevsimsel nedenlerden ötürü tazesi bulunamadığı için daha az tüketilen sebzeler, kışın da aynı sıklıkla tüketilmeli. Bu amaçla dondurulmuş veya konserve edilmiş sebzeler kullanılarak yiyecekler çeşitlendirilebilir.
• Et yine vazgeçilmez
Haftanın 2-3 günü kırmızı et, diğer günler de beyaz et veya balık öğünlerimizin vazgeçilmez yiyeceği olmalı.
Domuz Gribine Yakalananlar Nasıl Beslenmeli?
• Sağlıklı kahvaltı şart
Mutlaka kahvaltı yapılmalı. Kahvaltıda, ayaküstü atıştırılan poğaça, börek gibi yağlı besinler yerine peynir, yumurta (yetişkinlerde haftanın her günü olmaması kaydı ile), zeytin veya ceviz, mevsim yeşillikleri, açık çay, ıhlamur, bitkisel çaylar veya taze sıkılmış meyve suyu olmalı.
• Öğlen ve akşam, besinlerde dengeli dağlım
Öğlen ve akşam öğünleri de sağlıklı besinlerden seçmeli. Sıvı alımını destekleyen çorba, ızgara, haşlama veya buğulama yapılmış kırmızı et, tavuk, hindi veya balık, mutlaka sebze yemeği, mevsim yeşillikleri ile yapılmış salata, yoğurt ve bol tahıl içeren ekmek çeşitleri seçilmeli.
• Sağlıklı kaynaklardan sıvı tüketimi
Grip ile daha da artan sıvı ihtiyacının (2,5-3 litre) önemli bir kısmını su olarak karşılanmalı. Su dışında da bitkisel çaylar (ıhlamur, kuşburnu, adaçayı, ekinezya, yeşil çay, vb.) ve taze sıkılmış meyve suları içilmeli.
• 5 porsiyon sebze-meyve
Günlük toplam 5 porsiyon taze sebze ve meyve tüketmeye özen gösterilmeli. Sebze ve meyveler çok iyi yıkanmalı, haşlanan sebzelerin suları dökülmemeli, kendi suyu içinde pişirilmeli ve vitamin kaybının önlenmesi gerekir.
• Probiyotikler çok yararlı
Probiyotik(yararlı mikroorganizmalar) içeren süt, yoğurt veya kefir günde en az 2-3 porsiyon/bardak tüketilmeli.
• Yağ alımı yine az miktarda
Yağlı kızarmış yiyeceklerden uzak durularak, günlük yağ alım miktarı azaltılmalı.
Haberturk
Çocuğunuzu domuz gribinden nasıl koruyorsunuz?
Kasım 9, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri
Okulların açılmasıyla birlikte çocuklar arasında yayılma riski artan domuz gribiyle ilgili sorularınızı bekliyoruz.
Meksika’da başlayan Influenza A H1N1 grip salgını tüm dünya gibi ülkemizde de hızla yayılmaya devam ediyor. Mevcut salgını oluşturan bu virüsün yapısı incelendiğinde hem ‘domuz tipi’, hem mevsimsel grip oluşturan ‘insan tipi’, hem de ‘kuş gribi tipi’ ile karışmış melez bir virüs olduğu saptandı.
Okulların açılmasıyla birlikte çocuklar arasında yayılma riski artan domuz gribiyle ilgili öğrenmek istediklerinizi Uzm. Dan. Psi. Esin Hekimoğlu ve bu haftaki konuğu Çocuk Doktoru Neslihan Kokmaz’a sorabilirsiniz; mesajlarınızı bebeksorucevap@milliyet.com.tr adresine bekliyoruz…
Domuz gribi aşısının yan etkisi geçici
Kasım 9, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri
Sağlık Bakanlığı tarafından risk grubunun ilk sırasında yer alan sağlıkçılarla hacı adaylarına domuz gribi aşısı yapılmaya başlanırken, yan etkileri tartışılıyor.
Sağlık Bakanlığı tarafından risk grubunun ilk sırasında yer alan sağlıkçılarla hacı adaylarına domuz gribi aşısı yapılmaya başlanırken, yan etkileri tartışılıyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Çağrı Büke, aşı olanların dahi kişisel tedbiri elden bırakmaması gerektiğini söyledi.
Domuz gribi aşısının yapılır yapılmaz hastalıktan korumadığını ifade eden Prof.Dr. Çağrı Büke, “En erken 10- 15 günde aşının koruma etkisi başlıyor. Yapıldıktan 15 gün sonra da aşı koruyacak değil, koruyuculuğu yüzde 90. Yani yüzde 10′u aşı korumuyor. Domuz gribi aşısı yapılan kişiyi hasta yapmaz, çünkü ölü virüsle üretilmiş aşılar. Bizde de Avrupa’da da cansız virüsle yapılmış aşı kullanılıyor. Canlı virüslü aşıyı sadece Amerika kullanıyor. Dolayısıyle bu aşı hastalık yapmaz, aşı olanların da etraflarına virüs saçmaları söz konusu olamaz” dedi.
Prof.Dr. Büke, normal mevsimsel grip aşısı yaptıranların da ‘Aşı yaptırdım, grip oldum’ dediğini belirterek, “Aşı sonrasında 2-3 gün sürebilen kolda ağrı, sızı, 38′e varan ateş, karın ağrısı, kas, eklem hatta baş ağrısı yapabilir. Bunlar aşıdan beklenen yan etkilerdir. Birkaç gün içinde düzelir. Vücut buna reaksiyon verecek ki antikor oluşturacak. Bunlar tolere edilebilir yan etkiler. Risk gruplarının aşılanması yararlı olacak” diye konuştu.
Milliyet
Domuz gribi aşısı kaç doz yaptırılmalı?
Ekim 24, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri, Sağlık Videoları
Domuz gribi aşısı kaç doz yaptırılmalı?
Domuz gribi aşısının özellikleri
Ekim 24, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri, Sağlık Videoları
Domuz gribi aşısının özellikleri nelerdir?
Kimler domuz gribi aşısı olmalı?
Ekim 24, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri, Sağlık Videoları
Kimler domuz gribi aşısı olmalı?


