Domuz gribine spreyli çözüm
Aralık 20, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri
Tayland’da burun spreyi şeklinde uygulanacak bir domuz gribi aşısının klinik denemelerinin başladığı bildirildi.
Sağlık yetkilileri, burun spreyi gibi uygulanan aşının klinik denemelerinin bugün Bangkok’taki Mahidol Üniversitesinde başladığını belirtti.
Denemelerin ardından aşının, insan sağlığına herhangi bir tehlike oluşturmadığı tespit edilmesi halinde tescil edileceği kaydedildi.
Denemeler kapsamında 15 erkek ve 9 kadının 28 günlük bir sürede değişik miktarlarda aşının test edilmesi için 12 kişiden oluşan iki gruba ayrıldığı belirtildi.
Bu grupların, ilk dozun ardından bir hafta süreyle karantina altına alınacakları ve üç hafta sonra ikinci dozun verileceği kaydedildi.
400 kişi üzerinde yapılacak diğer denemelerin sonuçlarının ise birkaç aydan önce alınmasının beklenmediği bildirildi.
Yaklaşık 30 bin domuz gribi vakasının saptandığı ülkede hastalıktan ölenlerin sayısının 190 olduğu açıklandı.
AA
Domuz gribine bağlı zatürre öldürücü olabilir
Kasım 17, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri
Tüm dünyada salgın halinde yaşanan Domuz Gribi virüsü sonucunda oluşan zatürre ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Dr. Hakan Solak zatürre ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.
Halk arasında zatürre olarak bilinen, (tıbbi tanımlamasıyla pnömoni), bakteri, virüs ve nadiren de parazitlerin oluşturduğu akciğer enfeksiyonu olarak tanımlanmaktadır. Akciğerde meydana gelen enfeksiyon sonucunda, alveol adı verilen hava keseciklerinin içinin dolmasına, bu durum da solunum yetmezliğine neden olmaktadır.
Zatürre daha çok, ileri yaşlarda, kronik akciğer ve kalp hastalığı olan kişilerde, sigara kullananlarda, alkolizm ve madde bağımlılarında, bilinç bozukluğu olan kişilerde sık görülmektedir. Küçük çocuklarda, ileri yaştakilerde ve kronik hastalığı olanlarda daha ağır seyreder ve ölümle sonuçlanabilir.
Hastalık genellikle ateş, halsizlik ve boğaz ağrısı ile üst solunum yolu enfeksiyonu gibi başlayabilir. Birkaç gün sonrasında, genellikle 39 dereceyi aşan yüksek ateş, titreme, nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarmayla beraber batıcı göğüs ağrısı da eklenebilmektedir. Bazen atipik seyirli zatürrelerde bu bulgular belirgin olmayıp karın ağrısı, bulantı, ishal gibi belirtilerde ön planda olabilir.
Çok yaşlı hastalarda öksürük ve balgam çok az olabileceği gibi, ateş de fazla yüksek olmayabilir. Bazen zatürreye neden olan bakteriler kan yolu ile tüm vücuda yayılarak ölümle sonuçlanabilen çok ciddi bir tabloya da neden olabilir.
Zatürreye neden olan bakteriler normalde sağlıklı kişilerin boğaz florasında bulunmaktadır ama hastalık oluşturmazlar. Virüslerin neden olduğu gribal enfeksiyon sonrasında bu bakteriler zatürreye sebep olmakta, esas tehlikeli ve solunum yetmezliğine sebep olan tablo oluşmaktadır.
Zatürre teşhisi, muayene, akciğer filmi ve bazı kan tetkikleri ile konulmaktadır. Hasta olan kişinin saçacağı damlacıkla (öksürme, hapşırma, hatta konuşma esnasında) temas eden kişilere (1-2 metre mesafe) zatürre bulaşabilmektedir. İnsanların kalabalık olarak bulunduğu, okul, cezaevleri gibi yerlerde zatürre salgınları olabilmektedir.
Virüsler de zatürreye sebep olabilmektedir, buna virüs direkt kendi sebep olabildiği gibi, grip salgınları esnasında bakterilerin (özellikle streptekok ve stafilokok bakterileri) eklenmesiyle çok tehlikeli ve öldürücü olabilecek zatürreler gelişmektedir.
Domuz gribi virüsü ile grip olmuş kişilerde de bu bakteriler öldürücü zatürrelere sebep olabileceği için çok dikkatli olunmalıdır. Zatürreye karşı geliştirilmiş aşı bazı bakteri türlerine karşı koruyucu olabileceğinden, risk gruplarında bu aşının yapılması önerilmektedir. Zatürre olan kişiler hastalığın ağırlığına ve seyrine göre, ayakta ya da evde tedavi edilebilir.
Haberturk
Domuz gribine karşı çemen
Kasım 13, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri
İçinde yüzde 20 oranında sarımsak ve birçok baharat bulunan çemenden yemenin, insanları domuz gribinden koruyacağı belirtildi.
Erciyes Üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof.Dr. Neriman İnanç, çemen hamurunda bulunan sarımsak ve 200’den fazla kimyasal bileşiğin insanları virütik ve bakteriyel enfeksiyonlardan koruyacağını belirtti.
Pastırmaların da dışını kaplayan Çemen hamurunda kullanılan baharatların yiyecek ve içeceklere farklı amaçlarla katılan aromatik bitkisel ürünler olduğunu ifade eden Prof.Dr. İnanç, “Çemenin bileşiminde buy otu (Trigonella foenum greacum) tohumlarının unu, kırmızı biber, sarımsak ve su bulunmaktadır. Ancak, günümüzde bunların yanı sıra çemene buğday unu, burçak unu ve çeşitli boyalar da katılmaktadır. Çemenleme işlemi Kayseri’de milli bir et ürünü olan pastırmaya uygulanmaktadır. Birçok araştırmada çemenleme işleminin faydaları araştırılmıştır. Çemenlemenin besini dış etkenlere karşı koruma, çemenlenen besinin fazla kurumasını önleme, lezzeti arttırma, besinin hava ile temasını önleyerek bozulma ve küflenmeyi önlemek ve içerdiği yüksek orandaki sarımsağın bakterisid yani bakteri öldürücü etkisi olduğu ortaya konmuştur. Mikrobiyolojik kalite açısından iyi bir çemen hamurunun yüzde 50’si su, yüzde 15’i çemen unu ve yüzde 20’si sarımsaktır. Baharatın mikroorganizmalar üzerine etkileri eskiden beri araştırılan bir konu olmuştur” dedi.
SARIMSAK İNSANLARI HASTALIKLARDAN KORUYOR
Prof.Dr. Neriman İnanç, sarımsağın içinde bulunan kimyasal maddelerin insan vücudunu geniş bir hastalıklar yelpazesinden korumaya sahip olduğunu vurguladı. Prof.Dr. İnanç şöyle konuştu:
“Çemen hamurundaki kükürt ihtiva eden bileşiklerden alicin, alliin ve ajoene ile uçucu yağlar ve enzimler, karbonhidratlar, mineraller, aminoasitler, A, B1, B2, Niasin ve C vitaminidir. Sarımsağa özel koku ve lezzeti veren taşıdığı kükürtlü uçucu yağdır. Türk sarımsakları yüzde 0.4 oranında alliin, alicin ve uçucu yağ taşımaktadır. Sarımsağın bakterileri, mantarları, parazitleri öldürmek, kan basıncını, kan şekerini ve kolesterolü düşürmek, karaciğeri korumak ve antitümör maddeler ihtiva etmek gibi özellikleri bulunmaktadır. Yapılan araştırmalarda sarımsağın insanların bağışıklık sistemini güçlendirdiği belirlenmiştir. Sarımsak anti bakteriyel ajan olarak birçok bakteriye karşı etkili olduğu ve bu etkinin içindeki allicinden ileri geldiği bilinmektedir. Sarımsağın antioksidan özelliğini hasadından sonra altı ay kadar muhafaza ettiği belirlenmiştir. Çemenin yüzde 20 oranında sarımsak ve baharatları içeren bir besin olması nedeniyle virütik ve bakteriyel enfeksiyonlardan ve domuz gribinden korunmak için kullanılmasını öneriyoruz.”
Ahmet Oğuz GÜNDÜZ/DHA
‘En az 30 bin domuz gribi vakası var’
Kasım 12, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri
Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi ve Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlığı Derneği (EKMUD) Başkanı Prof. Dr. Gaye Usluer, domuz gribinde ülkedeki toplam olgu sayısının 3 bin civarında olduğunun söylendiğini, ancak tahminlerine göre gerçek rakamın bunun en az 10 katı düzeyinde bulunduğunu söyledi.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Ana Bilim Dalı Başkanı da olan Prof. Dr. Usluer, AA muhabirine, Türkiye’de domuz gribi olan hasta sayısının ne kadar olduğunun şu anda tam olarak bilinmediğini belirtti.
Domuz gribine bağlı olarak yaşamını yitiren kişilerin sayısının 40 olduğunu ifade eden Prof. Dr. Usluer, şunları kaydetti:
”Bir hafta önce olgu sayısı çok arttığı için Sağlık Bakanlığı artık tek tek olgu bildiriminde bulunulmasının doğru olmadığı kanaatine vardı. Ancak geçen hafta ortalarında toplam olgu sayısı arttı. Domuz gribinde ülkedeki toplam olgu sayısının 3 bin civarında olduğu söyleniyor. Bizim tahminimize göre gerçek rakam bunun en az 10 katı. Buradaki hızlı artışa dikkat etmek gerekir. 8 Ekimde Sağlık Bakanlığının internet sayfasında bu hastalıktan dolayı yaşamını yitiren kişi sayısı bir olarak görülüyordu. Yaklaşık bir ayda bu rakam 40′a çıktı. Hızlı bir artış var.”
-”40′A YAKIN KİŞİ YOĞUN BAKIM DESTEĞİ ALIYOR”-
Prof. Dr. Usluer, yakın temas halinde oldukları Ankara’daki eğitim hastanelerinin neredeyse tek baktıkları hastaların grip hastaları olduğunu belirterek, sadece enfeksiyon hastalıkları kliniği değil, göğüs hastalıkları, kulak, burun, boğaz kliniklerinin de bu hastalarla dolu olduğunu bildirdi.
Bir eğitim hastanesinde 4 domuz gribi hastasının solunum cihazına bağlı olduğunu öğrendiğini vurgulayan Prof. Dr. Usluer, şöyle devam etti:
”Türkiye’de yaşamını kaybeden hasta sayısı kadar çok kişi yoğun bakım desteği alıyor. Yaşanan salgın sadece bizim ülkemizi değil, tüm dünyayı ilgilendiriyor. Salgının olduğunu kabul etmeliyiz, ancak panik yapmak yerine doğru yöntemlerle bunu kontrol altına almak gerekiyor. Doğru yöntemlerin başında korunmak geliyor. Burada esas korunma yöntemi aşılamadır. Sağlık Bakanlığı tarafından risk grupları için aşı alındı. Sağlık personelinin aşılanması bir haftadır devam ediyor. Medyadaki bilgi kirliliğinin önüne geçilip en etkili korunma yöntemi olan aşı yapılmasının yaygınlaştırılması gerekiyor. Aşılamanın yapılması özellikle risk grupları için önemli. Bunun yanı sıra kalabalık ve kapalı alanlarda fazla bulunmamak, hastalanınca bir hafta toplum içine çıkmamak gibi önlemler de önemli. El yıkamak çok önemli. Elimizi yıkayamadığımızda korunma jellerini kullanabiliriz.”
-”HASTALIK NEDENİYLE YÜZDE 12 ORANINDA İŞ GÜCÜ KAYBI VAR”-
Usluer, hastalık nedeniyle yüzde 12 oranında iş gücü kaybı olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
”Aşılanmanın önemi burada ortaya çıkıyor. Hasta kişiler hastaneye yatmayabilir, evde geçirmek isteyebilir. Yoğun bakım gerekmeyebilir. Her hasta ölmüyor, bu bir gerçek. Ölmesin de ancak yüzde 12 oranında bir iş gücü kaybı var. Salgın ne kadar büyürse o kadar kişi okula, işe gidemeyecek. Bu da ülke ekonomisini olumsuz etkiler. Siyasetçileri aynı zamanda toplum liderleri olarak görüyorum. Olumlu ya da olumsuz çıkacak her söz toplumu o söz doğrultusunda etkiler. Bu nedenle çok dikkatli konuşmak gerekiyor. (Aşılanacağım) derken de (aşılanmayacağım) derken de… Ben bu olaya siyasi ya da politik açıdan değil bilimsel açıdan bakılması gerektiğini düşünüyorum.”
Sağlık Bakanlığının bu aşının alınmasına karar verirken Bilimsel Danışma Kurulu oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Usluer, ”Aşının koruyuculuğuna inanan bir kişiyim. Tek başına alınmış bir karar değil. Bu karar Dünya Sağlık Örgütü’nün hedeflerine uygun bir karardır. Kaldı ki basında çıktığı gibi Türkiye bu aşının denendiği bir ülke değil” diye konuştu.
-80 BİN KİŞİ AŞILANDI-
ABD’nin, Kanada’nın, Batı Avrupa ülkelerinin de aralarında bulunduğu 18 ülkede nüfusun tamamının aşılanacağını bildiren Usluer, ”Bizim gibi ekonomik olarak daha sıkıntılı, aşı konusunda dışarıya bağımlı pek çok ülkede ise risk grupları aşılanacak. İsveç’te 1,6 milyon kişi bizdeki aşının aynısıyla aşılandı. Şu ana kadar ciddi hiçbir yan etki görülmemiş. Türkiye’de de 80 bin kişi aşılandı, ciddi bir yan etkiden bahsedilmemektedir. Süreçle birlikte bilgi paylaşımlarının artmasının konuyla ilgili politik spekülasyonlara da son vereceğini düşünüyorum.”
AA
Maske gripten korumuyor
Kasım 10, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri
Domuz gribi yüzünden ulusal salgın ilan edilen, tüm okulların bir hafta süreyle kapatıldığı Bulgaristan’da, hastalığın yayılması halk arasında panik yarattı.
Sağlık Bakanlığı Ulusal Salgın Hastalıklar Danışmanı Doç. Dr. Mira Kojuharova, Ulusal Haber Ajansı BTA’ya yaptığı açıklamada, maske takıp sokağa çıkan vatandaşların başarılı bir koruma önlemi aldıklarını zannettiklerini belirterek, “Yüz maskesi gripten korumaz” uyarısında bulundu.
Kojuharova, bir saatten uzun süre takılan yüz maskesinin hiçbir koruyucu etkisi kalmadığını, nemlenmesi sonucu virüsü geçiren bir filtre haline geldiğini söyledi.
Kojuharova, burun ve ağzı kapatan bu maskelerin hastalar tarafından takılmasının daha etkin olduğunu kaydederek, “Gripten korunmak istiyorsanız, hasta inanlardan ve virüsün bulunabileceği kalabalık ortamlardan uzak durun” dedi.
Grip virüsünün sadece solunum ile değil temas yoluyla da geçtiğini hatırlatan Kojuharova, “Ateşiniz 38 dereceye çıktığında işe gidip kahramanlık yapacağınıza, vatandaşlık görevinizi yerine getirdiğinizi evde kalarak gösterin” diye konuştu.
Bu arada Domuz gribi tedavisinde kullanılan “Tamiflu” ve “Relenza” adlı ilaçların yaşanan panik yüzünden vatandaşların eczanelere akın etmesi üzerine tükendiği bildirildi.
Bulgaristan’da Domuz gribi yüzünden bugüne kadar 9 kişi hayatını kaybetti.
A.A
Domuz gribi aşısı mevsimsel gribi de önlüyor!
Kasım 10, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri
H1N1 virüsü için uygulanacak aşı, bir sonraki dönemdeki mevsimsel gribi de önleyecek. Çünkü mevsimsel gribin etkeni artık H1N1 virüsü olacak.
Hacettepe Üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları uzmanı ve Pandemi Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, tartışılan domuz gribi aşısıyla ilgili olarak, “H1N1 virüsü için uygulanacak aşı, bir sonraki dönemdeki mevsimsel gribi de önleyecek. Çünkü mevsimsel gribin etkeni artık H1N1 virüsü olacak” dedi.
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, ANKA’ya yaptığı açıklamada, ABD’nin kullandığı aşının canlı virüs aşısı olduğunu ve içinde adjuvan maddesinin olmadığını belirterek, “Bu aşının avantajı adjuvan denilen maddenin yan etkileri görülmüyor. Dezavantajı ise, kısıtlı üretildiği için aşı yetişmiyor. ABD, parasını önceden ödediği için adjuvansız aşı kullanacak” dedi.
-”AŞININ DA HASTALIĞIN DA BİLİNMEYEN YÖNLERİ VAR”-
Prof. Dr. Ceyhan, devam eden aşı tartışmalarının bir taraftan aşının yan etkileri ve bilinmeyen yönlerinden kaynaklandığını, diğer taraftan ise domuz gribi hastalığının bilinmeyen yönlerinden kaynaklandığını ifade etti. Aşının yan etkileri hakkında “Türkiye’de yaklaşık olarak 200 bin doz aşı yapıldı. Çok önemli bir yan etki görülmedi. 100 bin doz aşıda 25-26 kişi yan etkilerinden dolayı hastaneye başvurdu. Ancak ciddi bir şey çıkmadı. 100 kişi aşılanmayıp hasta olsaydı, 100 civarında kişi ölürdü. Aşı yapılsın dememizin sebebi budur. Hiçbir yan etkisi yoktur demiyoruz ama hastalık aşıdan daha riskli olduğu için aşı yapılsın diyoruz. Aşıyı yan etkisi nedeniyle ‘yaptırmıyorum’ diyen bir ülke de yok” diye konuştu.
-”ABD ADJUVANLI AŞIYI İNCELİYOR, KULLANABİLİR”-
Prof. Dr. Ceyhan, ABD’nin öncelikle tüm halkı aşılamak istediğini ancak aşı yetmediği için risk gruplarına öncelik verdiğini belirtti. Prof. Dr. Ceyhan, risk gruplarına aşının yetmemesi söz konusu olunca, risk gruplarında da kısıtlamaya gittiklerini bildirerek, “ABD, Avrupa’nın kullandığı adjuvanlı aşıyı inceliyor, o aşıyı da kullanabilir” diye konuştu.
-”AŞIDA TERCİH HAKKIMIZ YOK”-
Prof. Dr. Ceyhan, “Türkiye adjuvanlı aşıyı tercih etti” şeklinde yanlış anlaşılmalar olduğunu belirterek, “Adjuvanlı aşı ile diğeri arasında 70 cent fiyat farkı var. Sorun fiyattan kaynaklanmıyor. Aşı firmaları adjuvansız aşıdan dünyada ABD dışında hiçbir ülkeye veremeyeceklerini söylediler. Avrupa’ya da bu cevap verildiği için herkes adjuvanlı aşıyı tercih etmek zorunda kaldı. Diğer aşıyı tercih etme şansımız yoktu” şeklinde açıklama yaptı.
-”AŞI FİRMALARININ PEŞİNDEN BİZ KOŞTUK”-
Prof. Dr. Ceyhan, aşıların İtalya, Belçika ve Fransa’da üretildiğini söyleyerek, üç ayrı firmadan da Türkiye’nin siparişi olduğunu dile getirerek, “Bu ülkeler de adjuvanlı aşı kullanıyor” dedi. Prof. Dr. Ceyhan, firmaların aşıyı yetiştiremediğini belirterek, “Almayı düşündüğümüz 43 milyon doz aşıyı hemen çıkarıp veremiyorlar. Firmaların Türkiye’ye aşı satma gibi bir dertleri yok. Aşı firmalarının peşinden biz koştuk, biz uğraştık” dedi.
Prof. Dr. Ceyhan, parasını ödeyebilecek durumda olan her ülkenin adjuvanlı aşıyı aldığını ve 50’ye yakın ülkede bu aşının uygulandığını söyledi. Prof. Dr. Ceyhan, Dünya Sağlık Örgütü’nün çalışmalarıyla 10 zengin ülkenin 200 milyon doz aşıyı satın alarak, fakir ülkelere göndereceğini de belirtti.
Milliyet
Maske takmadan önce sakal tıraşı ol!
Kasım 9, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri
Halk arasında domuz gribi olarak bilinen Pandemik A (H1N1) gribine karşı kullanımı yaygınlaşan maskenin etkinliğini artırmak için bazı konulara dikkat edilmesi gerekiyor.
Erkeklere tıraş olduktan sonra maske takmaları, maskenin bir kişi tarafından kullanılması ve başkasıyla paylaşılmaması tavsiye ediliyor.
3M Türkiye firması yetkililerinden alınan bilgiye göre, domuz gribi salgınının başlamasının ardından maskeye olan talep arttı.
Fabrikalarındaki üretimin yüzde 80 arttığını ifade eden şirket yetkilileri, maskelere diğer ülkelerden de yoğun talep olduğunu belirtti.
Talepleri karşılamak için üretimlerini 2 kat artırmayı planladıklarını dile getiren yetkililer, maske üretimi yapan diğer firmaların da yoğunluk yaşadığını söyledi.
Maskelerin kullanımı konusunda vatandaşların dikkatli olmasını isteyen yetkililer, bir maskeyi sadece bir kişinin kullanması ve başkasıyla paylaşmaması gerektiğini belirtti.
Astım hastalarının maske kullanmadan önce mutlaka doktora başvurmaları gerektiğini vurgulayan yetkililer, şu açıklamalarda bulundu:
“Maskenin yüze tam oturması çok önemli. Kullanıcı, maskeyi uygun şekilde yüze tam olarak oturtamamışsa havadaki kirleticilere maruz kalabilir. Ayrıca maske ile yüz arasında herhangi bir şey bulunursa maskenin etkinliği azalır. Bu nedenle erkeklerin her gün tıraş olduktan sonra maske takmalarını tavsiye ediyoruz. Yüz ile maske arasında, saç, sakal, bıyık, takı ve herhangi bir giysinin bulunmamasını öneriyoruz. Maskeler, havadaki mikrop veya virüs gibi biyolojik kirliliklere maruz kalma durumunu azaltmaya yardımcı olabiliyor ancak maruz kalma riskini, enfeksiyonu, hastalığı veya ölümü engelleyemiyor. Kullanıcılar, maskelerden en iyi etkiyi alabilmek için, maskeleri, biyolojik kirliliğe maruz kalmadan önce ve maruz kalma süresince takmalılar. Maskeler, kirleticilerin solunum yoluyla vücuda girmesini engellemeye yardımcı olur. Ancak insan vücudu, bazı mikrop ve virüsleri, cilt veya göz yoluyla da alabilir. Bu nedenle, salgının büyümesi durumunda, cilt ve göz koruması için de koruyucular gerekebilir.”
-TEB BAŞKANI ÇOLAK-
Türk Eczacılar Birliği (TEB) Başkanı Erdoğan Çolak ise eczanelerde maske ve dezenfektan satışlarının arttığını bildirdi. Domuz gribi vakalarının artmasıyla vatandaşların maske ve dezenfektan almaya başladığını anlatan Çolak, “Eczanelerde maske ve dezenfektan satışlarında 2-3 kat artış oldu” diye konuştu.
Vatandaşların grip salgınından korunmak için el temizliğine özen göstermesini isteyen Çolak, sağlıklı beslenmenin de gripten korunmaya yardımcı olduğunu kaydetti.
Milliyet
Domuz gribi aşısının yan etkisi geçici
Kasım 9, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri
Sağlık Bakanlığı tarafından risk grubunun ilk sırasında yer alan sağlıkçılarla hacı adaylarına domuz gribi aşısı yapılmaya başlanırken, yan etkileri tartışılıyor.
Sağlık Bakanlığı tarafından risk grubunun ilk sırasında yer alan sağlıkçılarla hacı adaylarına domuz gribi aşısı yapılmaya başlanırken, yan etkileri tartışılıyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Çağrı Büke, aşı olanların dahi kişisel tedbiri elden bırakmaması gerektiğini söyledi.
Domuz gribi aşısının yapılır yapılmaz hastalıktan korumadığını ifade eden Prof.Dr. Çağrı Büke, “En erken 10- 15 günde aşının koruma etkisi başlıyor. Yapıldıktan 15 gün sonra da aşı koruyacak değil, koruyuculuğu yüzde 90. Yani yüzde 10′u aşı korumuyor. Domuz gribi aşısı yapılan kişiyi hasta yapmaz, çünkü ölü virüsle üretilmiş aşılar. Bizde de Avrupa’da da cansız virüsle yapılmış aşı kullanılıyor. Canlı virüslü aşıyı sadece Amerika kullanıyor. Dolayısıyle bu aşı hastalık yapmaz, aşı olanların da etraflarına virüs saçmaları söz konusu olamaz” dedi.
Prof.Dr. Büke, normal mevsimsel grip aşısı yaptıranların da ‘Aşı yaptırdım, grip oldum’ dediğini belirterek, “Aşı sonrasında 2-3 gün sürebilen kolda ağrı, sızı, 38′e varan ateş, karın ağrısı, kas, eklem hatta baş ağrısı yapabilir. Bunlar aşıdan beklenen yan etkilerdir. Birkaç gün içinde düzelir. Vücut buna reaksiyon verecek ki antikor oluşturacak. Bunlar tolere edilebilir yan etkiler. Risk gruplarının aşılanması yararlı olacak” diye konuştu.
Milliyet
Domuz gribi aşısı kaç doz yaptırılmalı?
Ekim 24, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri, Sağlık Videoları
Domuz gribi aşısı kaç doz yaptırılmalı?
Domuz gribi aşısı kesin koruma sağlıyor mu?
Ekim 24, 2009 admin
Kategori - Sağlık Haberleri, Sağlık Videoları
Aşı domuz gribinden kesin koruma sağlıyor mu?


