Elleriniz yaşınızı ele vermesin
Nisan 2, 2010 admin
Kategori - Güzellik ve Makyaj
İstediğiniz kadar saklamaya çalışın, elleriniz yaşınızı ele verir. Genç görünmek için ellerinizin bakımını unutmayın
Ellerimiz, yüzümüzle birlikte en çok göz önünde olan organlarımızdır. Ellerimizin, yaşın gizlenemediği organlarımız olduğunu söyleyen Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, bu nedenle el estetiğinin son derece önemli olduğunu söylüyor. Ellerimizin genç, sağlıklı ve güzel görünmesini sağlamanın birkaç basit işlemle mümkün olduğunu belirten Prof. Kışlaoğlu; ellere yapılabilen estetik uygulamaları anlattı:
LAZERLİ CİLT GENÇLEŞTİRME
‘Non invazif lazer” ile cilt gençleştirme; ağrısız, ciltte tahriş ve kızarıklık bırakmayan, tedavi sonrası toparlama süresi gerektirmeyen bir yöntemdir. Yenilenen ciltteki hücreler daha düzgün, daha sıkı ve genç görünen bir yüzey oluşturur. Tüm yüz ve el cildi üzerinde görülen yaşlılık belirtileri ve hafif sarkmalar, lazer ile çok iyi bir şekilde tedavi edilirler.
ELLERE DE PEELİNG
Yüze uygulanan peeling, eller için de son derece başarılı bir yöntemdir. Peeling ile kırışıklıklar, yorgun cilt, güneş hasarlı cilt, cilt lekeleri gibi pek çok sorun giderilir ve uygulanan bölgedeki cilt daha genç daha parlak ve daha elastik bir hale gelir.
BEŞ DAKİKADA LİPOFİLLİNG
El yüzeyinde yaşlılığa bağlı doku kaybı durumunda ise; hazır dolgu maddesi uygulaması ya da lipofilling yapılarak, cilt altı dolgun ve sağlıklı bir hale getirilir. Hazır dolgu maddeleri uygulaması son derece basittir. Cilde anestezik bir krem sürüldükten sonra beş dakika içinde ince bir iğne sayesinde uygulama gerçekleştirilir. Çalışan kişiler bu işlemi öğle tatilinde dahi yaptırabilirler.
Sabah
Anne adayında gebelik şekeri tespit edilirse nasıl bir tedavi uygulanır?
Ocak 7, 2010 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Kimlere gebelik şekeri tarama testi yapılır?
Aralık 18, 2009 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Kimlere gebelik şekeri tarama testi yapılır?
Gebelik şekeri anne için hangi risklere neden olur?
Aralık 18, 2009 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Gebelik şekeri anne için hangi risklere neden olur?
Gebelik şekeri bebek için hangi risklere neden olur?
Aralık 18, 2009 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Gebelik şekeri bebek için hangi risklere neden olur?
Gebelik şekerinin belirtileri
Aralık 18, 2009 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Gebelik şekerinin belirtileri nelerdir?
Gebelik şekeri neden olur?
Aralık 18, 2009 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Gebelik şekeri neden olur?
Gebelik şekeri nedir?
Aralık 18, 2009 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Gebelik şekeri nedir?
Hamilelik şekerinden korkmayın!
Aralık 13, 2009 admin
Kategori - Hamilelik - Gebelik
Diyetisyen Sanem Apa, hamilelik şekeriyle ilgili bilgi verdi:
Gestasyonel Diyabet Nedir? Diyabet dediğim anda hepinizin “Yoksa şeker hastası mı olacağım?” dediğinizi duyar gibiyim. Ancak diyabetli bir birey olmak birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterir. Bu ay siz anne adayları için hamilelik şekeri olarak da bilinen gestasyonel diyabete değinmek ve aklınıza takılan soruları cevaplamak istedim. Tüm hamilelerin yaklaşık % 3- 5′i hamileliklerinde gestasyonel diyabet oluşma durumuyla karşı karşıyadır. Gestasyonel diyabet, Tip 1 diyabet denilen vücudun hiç insülin üretemediği ve mutlaka dışardan insülin alınmasıyla kontrol altına alınan diyabetten farklı, Tip 2 diyabete daha benzer bir durumdur. Tip 2 diyabeti olan hastalar kan glukoz değerlerini diyet ve egzersizle kontrol edebilir, gerekli olduğu durumlarda ilaç ve insülin alımına ihtiyaç duyabilirler. Gestasyonel diyabet genelde hamileliğin ortasında 20 - 24. haftalarda, vücuttaki hormonal değişiklikler nedeniyle ortaya çıkar. Hamilelik süresince plasentada üretilen ve hamilelik için önemli olan çok sayıda hormonun bazıları insülini bloke eder. Hatta plasentanın daha çok büyümesi, daha çok hormonun üretilmesine ve daha büyük bir insülin direnci meydana gelmesine neden olur. Birçok kadında, insülin direncini ortadan kaldırmak için pankreas uygun miktarda insülin salgılar. Ancak pankreasın salgıladığı insülin yine de plasentaya yeterli gelmezse bu durum gestasyonel diyabet ile sonuçlanır. Her kadın hamileliğinde gestasyonel diyabetle karşı karşıya kalabilir. Gestasyonel diyabet olma olasılığını artıran faktörlerden bazıları şunlardır: - Obezite Ayrıca 35 yaşından sonra doğum yapacak anne adayları daha genç yaştaki anne adaylarına göre gestasyonel diyabet olma konusunda daha büyük risk altındadır. Mother&Baby |
Küresel salgın diyabet
Aralık 4, 2009 admin
Kategori - Hastalıklar ve Genel Sağlık
Endokronolji Uzmanı Dr. Berna Temel, dünyada ölüme neden olan ilk 5 hastalık içinde diyabetin yer aldığını söyledi. 14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle Berna Temel, dünyada ki ve bizdeki yeni gelişmeleri anlattı.
TEKNOLOJİ GELİŞİYOR, HASTALIK ARTIYOR
Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun yaptığı çalışmalarla dünyada 240 milyonun üstünde diyabetli hasta olduğunun bilindiğine dikkat çeken Dr. Berna Temel, “Son 15-20 yıldır diyabetli hasta sayısında daha önce öngörülen istatistik artışın çok ötesinde ciddi bir artış söz konusu. 21. yüzyılın hızla gelişen ileri teknolojisinin insan hayatına getirdiği değişiklikler ile oluşan yeni yaşam tarzı hastalığın hızla yayılmasındaki en önemli etmenlerden biri. Önceleri Tip 2 diyabet sıklığındaki artış daha çok orta ve ileri yaşta görülürken, ne yazık ki son dönemde daha genç erişkinlerde, hatta çocuklarda tip 2 diyabet sıklığının artığına dair birçok çalışma var. Bu nedenle önce WHO (Dünya Sağlık Örgütü) daha sonra IDF (Uluslararası Diyabet Federasyonu) diyabeti birinci derecede mücadele edilmesi gereken bir hastalık olarak kabul etti” dedi.
ACABA GEÇ Mİ KALIYORUZ?
“Diyabet tanı ve tedavisindeki en önemli sorunlardan biri, hastalığın oldukça uzun bir süre belirgin şikayet ve bulgu vermemesi dolayısıyla tanının geç konulmasıdır” diyen Dr.Berna Temel, “Bir başka deyişle klinik olarak tanı konulan tüm diyabetli hastalarda, tedavi aslında ‘geç kalınmış ‘ bir tedavi olarak adlandırılabilir. Üstelik yapılan birçok çalışmada yeni tanı almış diyabetli hastaların yarısında hipertansiyon, üçte ikisinde kan yağlarında yükseklik ve obezite olduğu, en önemlisi de neredeyse tümünde az ya da çok damar hasarı olduğu belirlenmiştir. Tanı konduktan sonraki 10 yıllık dönemde diyabetin kronik komplikasyonları da sessiz gittiği için, komplikasyon tedavisinde de gecikmeler olmaktadır” diye konuştu.
İşte diyabet tedavisinde yenilikler…
İnsülin yapımını doğal yollardan artırarak etki gösteren ve insülin tedavi gereksinimini orta-uzun vadeli olarak öteleyen DPP- 4 inhibitörleri ve GLP-1 analoglarının kullanımı tip 2 diyabet tedavisindeki en önemli gelişmelerden biri. Cilt altı günde 2 enjeksiyon şeklinde uygulanan EKSENATİD adlı GLP-1 reseptör agonisti Amerika Birleşik Devletleri’nde 4 yıldan beri kullanılmaktadır, ülkemizde de kullanılmaktadır. İnsülin ve diğer şeker düşürücü ilaçlardan en büyük farkı ortalama 2-4 kg kaybı sağlamasıdır. Ayrıca Liraglutide’de Amerika’da yeni piyasa çıkacak olan bir ilaçtır. DPP-4 vücutta birtakım proteinlerin örneğin GLP-1′in yıkımını sağlıyan bir enzim. DPP-4 inhibitörü verdiğimizde GLP-1 ve diğer inkretinlerin düzeyi artarak hastanın kendi insülinini daha iyi kullanması sağlanıyor. Ayrıca insülin karşıtı hormon baskılandığı için kan şekeri daha iyi kontrol altında tutuluyor. DPP-4 inhibitörü olan SİTAGLİPTİN Avrupa’da 2006 yılında kullanıma girmiştir, günde tek doz olarak ağızdan alınır. Kilo açısından nötr etkilidir. Ülkemizde de yeni kullanıma girmiştir.
Yeni Şafak



Diyetisyen Sanem Apa, hamilelik şekeriyle ilgili bilgi verdi: