Biberonlar ‘ölüm’ saçıyor
Nisan 2, 2010 admin
Kategori - Anne ve Bebek Sağlığı

Türkiye’de de ürünleri satılan bebek ürünleri firması Boots ve Mothercare’in maÄŸazalarında, saÄŸlık açısından tehlikeli kimyasal maddeler içeren biberonlar sattığı ortaya çıktı.
İngiliz Independent gazetesinin dün ‘Biberonlardaki tehlikeli kimyasal madde skandalı’ baÅŸlığıyla manÅŸetten yayınladığı haber, ülkede ÅŸok etkisi yarattı.
Bilimadamları, daha önce ‘Bisfenol A’ ya da kısaca ‘BPA’ olarak bilinen maddenin, meme kanseri, kalp hastalığı, obezite ve hiperaktiviteye yol açtığını öne sürmüş bunun üzerine pek çok biberon üreticisi BPA kullanmaktan vazgeçmiÅŸti. BPA maddesinin kullanımı Kanada ve ABD’de tamamen yasaklanmış bulunuyor.
ACİL ÖNLEM ALINMALI
BPA olarak bilinen ve sentetik olarak üretilen madde, plastiÄŸi daha sert hale getirmek için kullanılıyor. Mothercare yetkilileri, stokları tükendikten sonra biberonlarda BPA kullanmayı bırakacaklarını açıkladı. İngiltere’deki kanser araÅŸtırma merkezleri, hükümeti bu konuda ‘acilen’ önlem almaya çağırdı.
AKÅžAM
Uyurken neden diş gıcırdatırız?
Mart 25, 2010 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Çiğdem Küçükeşmen, gece uyurken dişlerin gıcırdatılması ve çene sıkma olayının temelinde psikolojik sorunların yattığını söyledi.
Küçükeşmen, yaptığı açıklamada, gece uykuda diş gıcırdatma veya diş sıkma sorunun temelinde psikolojik etkenlerin etkin rol oynadığını belirterek, şunları söyledi:
“Uyurken diÅŸ gıcırdatma veya çene sıkma olayının temelinde psikolojik sorunlar yatmakta, çözüm ise sıkıntıya neden olan sorunun giderilmesinde. EÄŸer gece uykunuzda bilinçsiz olarak diÅŸlerinizi gıcırdatıyorsanız, mutlaka gün içinde yaÅŸadığınız sorunlar sizi etkisi altında bırakmıştır. Bize gelen ÅŸikayetlerde bu bulgulara rastlıyoruz. Günlük hayatımızda çeÅŸitli problemlerden dolayı strese kapılmaktayız, bunlar da bizleri olumsuz etkiliyor. Gece uykuda ise bunların yansıması yaÅŸanıyor.”
DiÅŸ gıcırdatmaya çocuklarda ve hatta diÅŸleri çıkan bebeklerde de rastlandığını kaydeden KüçükeÅŸmen, “ÇocuÄŸunuzda diÅŸ gıcırdatma olayına ÅŸahit oluyorsanız, mutlaka sorunlarını irdeleyin. ArkadaÅŸları ile tartışma yaÅŸamış olabilir, bakıcısı ile problemi olabilir. Bunları sorgulayın” dedi.
Diş gıcırdatmanın bilinçaltında yapıldığını ve uykuda olan kişinin bunun farkında bile olmadığını belirten Küçükeşmen, diş yapısının da diş gıcırdatma olayına etken olabileceğini savundu. Sorunun zamanında giderilmesi gerektiğini vurgulayan Çiğdem Küçükeşmen, sürekli diş gıcırdatma olayının yaşanması halinde eklemlerde ağrı, çene dokusunda hassasiyet oluşabileceğini ayrıca baş ağrısı ve ağız yapısının bozulabileceğini kaydetti.
Bunun yanı sıra diÅŸlerin sürtünmeden dolayı zarar göreceÄŸini bildiren KüçükeÅŸmen, “Önlem alınmadığı takdirde sürtünmelerden ötürü diÅŸ yapısı zarar görür. Küçülmeler oluÅŸabilir” uyarısında bulundu.
Diş Çürümelerinin Önlenmesi
Åžubat 28, 2010 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Başarılı bir diş çürümesini önleme planı üç aşama içerir: Dişinize iyi bakmanız, doğru diyet ve çocukların durumunda ve tüm dişlere florid uygulanması. Böyle bir plan, günlük temelde, baştan sona tam bir fırçalama ve diş ipiyle diş aralarını temizlemeyi, kontroller için diş hekimine düzenli olarak gitmeyi, diyetinizde aldığınız şeker ve karbonhidratı denetlemeyi ve çürüğü önlemek için florid kullanımını içerir. İdeal bir dünyada herkes her öğün ve atıştırmadan sonra dişlerini fırçalamalıdır. Daha gerçekçi bir hedef ise dişleri bir sabah ve bir gece yatmadan önce olmak üzere günde en az iki kez fırçalamak ve en az bir kez diş ipiyle diş aralarını temizlemektir. çürüme süreci çoğu kez, gece ağzınız tükürük yokluğundan kuruduğunda ve diliniz ağzınızı temizleme hareketleri yapma konusunda hareketsiz kaldığında başlar. Gece yatmadan önce dişlerinizi fırçalamanız ve diş aralarını temizlemeniz çok önemlidir, çünkü aksi halde çürümeye neden olabilecek yiyecek ve bakteriler dişlerin çevresinde birikir.
Diğer bir yöntem, atıştırmalardan sonra ağzınızı su ile çalkalamaktır.Yaşam boyu sürecek iyi alışkanlıkların kazanılması erken yaşlarda olur. çocuklarınıza. tam takım dişleri olmadan önce fırçalama alışkanlığını kazandırın. Benzer şekilde, çocuğunuzun diş hekimi de diş ipiyle dişlerin arasını doğru olarak temizlemeyi size ve çocuğunuza gösterecektir.
Aldığınız şeker ve Karbonhidrat Miktarını Denetleyin
Şekerin, diş çürümesine katkısı olduğu düşüncesi yeni değildir. Ancak mayalı karbonhidratlar da buna neden olur. Mayalı karbonhidratlar şeker ve çoğunlukla pişirilmiş nişastayı içerir.
Karbonhidratlar, sağlıklı bir diyetin önemli bir bölümü olduklarından, karbonhidratı kesmeyin. Bunun yerine, diş çürümesini önlemek için aşağıdaki ipuçları yararlı olabilir. Bu, hiçbir zaman kendinizin ve çocuğunuzun dondurma, kek, turta ya da şeker yemesine izin vermeyin demek değildir. Yediğiniz şeker miktarı, nasıl ve ne zaman yendiğinden daha az önemlidir. öğünler arasında yenilen tatlılar öğünde yenenlere nazaran daha çok zarar verir.
Aşağıdaki önerileri, sizin ve çocuğunuzun yeme alışkanlıkları haline getirmeye çalışın:
1. Atıştırmalık yapışkan yiyeceklerden uzak durun. şeker, şeker kaplı fındık-fıstık, yapış-kan kuru tahıl, hamur ekmek, kuru üzüm, kurutulmuş meyva gibi yiyecekler dişlerinize yapışır. Kuru üzüm ve kurutulmuş meyve yemeye son vermeyin. Bunun yerine, bunları yedikten sonra 20 dakika içinde dişlerinizi fırçalayın (bakteri, diş çürümesine neden olan asidi bu süreden sonra üretmeye başlar) ya da ağzınızı su ile çalkalayın.
2. Atıştırdığınız yiyecekleri dikkatle seçin. Diş çürümesine neden olan yiyecekleri öğün aralarında yemek, aynı yiyecekleri öğünde yemekten daha zararlıdır. Gün boyunca azar azar atıştırmak bakterinin dişiniz üzerinde sürekli asit bulundurmasına izin verir. Sürekli şekerli içecekler içmeyin ya da şeker, şekerle tatlandırılmış nefes açıcı, öksürük tabletleri ya da sakız yemeyin ve çiğnemeyin.
Bebekler dahi diş çürümesi riski taşırlar. Biberonla (süt ya da meyva suyu) uykuya yatırılan bebekler, diş çürümesi riskine maruz kalırlar. Hem süt hem meyva suyu şeker içerir. Bebeğinizin yatışması için biberona gereksinimi varsa. biberonu su ile doldurun.
Yakın zamanlarda yapılan araştırmalar, karbonhidratlarla birlikte alındığında bazı yiyeceklerin diş üzerindeki şekerin etkisini nötralize ettiğini ileri sürmektedirler. Öğünlerde, genellikle çeşitli yiyecek bileşimleri olur. Bu bileşimler, bakterilerin etkisini değiştirebilir ve diş çürümesini azaltma potansiyeline sahiptirler.
Floridin Önemi
Belediye suyunun optimum düzeyde florid içerdiği yerlerde yaşayan kişilerde hemen hemen hiç diş çürümesi olmadığı ortaya çıkarılmıştır. Bazı yerlerde, içme suyundaki doğal florid içeriği o kadar yüksektir ki dişler üzerinde kahverengi lekeler oluşur. Floridin doğru miktarda kullanılmasıyla bu kozmetik risk giderilir, Floridin, su kaynaklarına da eklense, doğal olarak oluşsa da herhangi bir sağlık riski içerdiğinin bir delili yoktur.
Florid, özellikle dişleri gelişmekte olan çocuklar için yararlıdır. Florid. mineli yapıyla birleşir ve sürekli bir koruma sağlar.
Amerika Birleşik Devletlerinde birçok belediye, içme suyu tesislerine az miktarlarda florid eklemektedir. Bu yaklaşım hem güvenli hem de ekonomiktir. içme suyunuzu floridleme hakkında bilgi alabilirsiniz.Doktorunuz size reçeteyle florid tabletleri yazabilir.
Diş çürümesine karşı en hassas olanlar çocuklar, ergenlik çağındakiler ve yaşlılardır. Bunlar için, florid içeren diş macunları dahil olmak üzere florid uygulaması istenir. Ayrıca, floridli ağız çalkalama suları da etkili olabilir. Ayrıca, birçok diş hekimi çocukların dişierine,düzenli check-uplarının bir bölümü olarak florid uygularlar.
Florid, dişlerinizin pürüzsüz, çiğnemeyen yüzeylerindeki oyukları önlemenin en etkili yöntemidir. Sonuç olarak, oyukların çoğu çiğneyen yüzeylerde meydana gelir. Bunun nedeni, arka dişlerinizin (premolar ve molar) bir diş fırçası olmadan temizlenmesi imkansız olan yarık ve oyuklar içermesidir.
Diş Koruyucuları (Sealant)
İyi bir ağız hijyeninin yanında, arka dişlerin çiğneyen yüzeylerinin çürümesini önlemenin en iyi ve tek yöntemi diş koruyucularının kullanılmasıdır. Sealantlar çoğunlukla saydam ya da beyaz olan plastik benzeri ince bir kaplama sağlarlar. Uygulama ağrısız ve kolaydır. İlk önce, diş hekiminiz azı dişlerinin çiğneyen yüzeylerini temizler. Sonra, bu yüzeyler ayrı parçaların birbirine yapışmasının önlenmesi için hafif bir asitle yakılır. Dişler iyice yıkanır ve kurutulur. Daha sonra, diş hekiminiz aynı tırnağa oje sürer gibi dişinize kaplamayı sürer. Kaplama daha sonra sertleşir, çukur ve yarıklarda plağın oluşumunu önler.
Her ne kadar çeşitli koşullar etkinliklerini azaltsalar da diş koruyucuları 10 yıl dayanır. Diş hekimine düzenli giderek, bu koruyucuların ömrünü uzatmak için gerekli önlemleri alabilirsiniz. koruyucu kaplama düşerse, bunun yerine yenisi konabilir; zarar görürse, hiç kaplama yapılmamış dişten daha fazla çürük riskine maruz kalmaz.
Sealant koruması çocuklar için en uygundur. 6 yaş civarında, kalıcı azı dişleri ilk çıkmaya başladığında uygulanmalıdır. Yine, 11-13 yaşları civarında kalıcı ikinci azı dişleri çıktığında uygulanmalıdır.
Bakımevlerinde yaşayan sakat, yaşlı insanlar ve diş çürümesi olasılığı yüksek olan kişiler de sealantlardan yararlanabilir.
DiÅŸ Beyazlatma Nedir?
Åžubat 28, 2010 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
DiÅŸ Beyazlatma - Office Bleaching Nedir?
![]()
Office Bleaching, doğal rengi koyu olan yada sonradan olan etkenlerle rengi koyulaşan dişlerin renginin doktor muayenehanesinde beyazlatılması işlemidir. Dişhekimliği teknolojisinde yapılan araştırmalar sonucu evde uygulanan Home Bleaching tekniğine alternatif olarak geliştirilmiştir. İşlem yaklaşık bir saat içinde tamamlanıp çok etkili ve kalıcı sonuçlar elde edilebilmektedir.
Office Bleaching Nasıl Uygulanır ?
Önce hastanın fotoğrafı alınır ve renk skalası ile dişlerin ilk rengi tespit edilir. Diş temizliği yapılır. Dişetleri koruyucu bir tabaka ile kaplanır. Beyazlatma jeli dişin yüzeyine sürülür. Her diş için 6 dakika ışık uygulanır. İşlem tamamlandıktan sonra jel dişlerden temizlenir. 24 saat içinde hafif hassasiyet olabilir. Flor uygulaması ile bunu önlemek mümkündür.
Office Bleaching Hangi Durumlarda Uygulanır ?
- Alt-üst çene genel diş beyazlatılmasında ;
- Kanal tedavisi görüp rengi koyulaşan tek dişlerin beyazlatılmasında ;
- Doğal rengi koyu olan köpek dişlerinin beyazlatılmasında ;
- Alt-üst çeneye porselen diş yapıldığında, daha açık renk uygulamak amacı ile karşıt doğal dişlerin beyazlatılmasında Office Bleaching başarı ile uygulanmaktadır.
Office Bleaching’in Avantajları Nelerdir ?
- Uygulama süresinin kısalması ve hemen sonuç alınması ;
- Uygulama süresince, kahve, sigara vb maddelerin kullanımına bağlı olarak diş renginde geri dönme sorununun ortadan kalkması ;
- Yapılacak diğer tedavilere daha çabuk başlanabilmesi gibi avantajları vardır.
Office Bleaching’in Yan Etkileri Var mıdır ?
DiÅŸ beyazlatmanın zararlı hiçbir yan etkisi yoktur. Beyazlatma jelinin zararsızlığı, Amerika’da Federal Drug Administration, ülkemizde de SaÄŸlık Bakanlığı tarafından onaylanmıştır.
Diş Bakımı
Åžubat 28, 2010 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Dişleriniz sahip olduğunuz en değerli organlarınızdan biridir. Kökleri, güçlü kaslarla çalışan çeneye gömülü olan dişleriniz, sindirimi kolaylaştırmak için yiyeceklerinizi çiğnememizi sağlar.
Dişlerin elbette estetik bir boyutu da vardır. Çoğunlukla, karşımızdaki kişide ilk farkettiğimiz şey o kişinin gülüşüdür.
Temiz ve sağlıklı görünen dişler, genel sağlığın bir işaretidir. Geçmişte, sağlıklı bir gülüş sadece gençlere aitti, çünkü yakın bir geçmişe kadar birçok kişi orta yaşa geldiğinde dişlerini kaybediyordu. Ancak günümüzde, diş bakımı, iyi beslenme ve ev hijyeni (temizliği), dişlerimize tüm yaşamımız boyunca sahip olmamıza olanak sağlamıştır.
Sağlıklı dişler elde etmek için yaşam boyu sürecek iyi bir diş hijyeni programı gereklidir (erken yaşta başlanılan ve sonraki yıllarda ısrarlı bir şekilde uygulanan bir program). Bu program, şeker ve karbonhidratların etkilerini azaltmak, için diyetinizde bazı değişiklikler yapmanızı da gerektirir.
Çocukların ve erişkinlerin çoğunda, başlıca sorun diş çürüğüdür. Diş çürümesine esas nedeni bakteriler ve karbonhidratlardır. Bakteriler, dişlerinizin üzerinde ince, hatta görünmez bir tabaka halinde bulunurlar. Tükürüğünüzdeki enzimler, ağzınızda nişastayı şekere çevirir. Bakteriler ise şekeri, dişlerinizi çürüten bir asite dönüştürürler.
Çocuğunuza, erken yaştan başlayarak düzenli bir diş fırçalama ve diş aralarını temizleme programı uygulatmaya başlayın. Diş çürükleri, çocuğunuzun ilk (bebek) dişleri patlamaya başlar başlamaz oluşmaya başlayabilir..
Hiç bir zaman bebeğinizin elinde meyve suyu ya da süt içeren bir biberonla uyumasına izin vermeyin. Bu içeceklerin içindeki şeker çürümeyi artırır. Eğer bebeğiniz uyuma esnasında biberonla yatıştırılmaya gereksinim duyuyorsa, biberonu suyla doldurun.
Yeni yürümeye başlayan bebeğinize günde iki kez dişlerini fırçalamasını öğretin. Siz de ona iyi bir örnek oluşturarak bu alışkanlığı kuvvetlendirin. Çocuklarınızın dişlerini florlu diş macunuyla fırçaladığından emin olun ve 3 yaşından geç olmamak kaydıyla düzenli diş kontrollerine başlayın.
Erişkinlerde, diş kaybının başlıca nedeni çürüklerdir. Buna ek olarak, ilerlemiş periodontal hastalık da, diş kaybına yol açabilir (bkz. Ağız ve Diş Bozuklukları).
Periodontal hastalık, dişleri destekleyen diş eti ve diğer dokuların enfeksiyonudur. Diş eti iltihabının (jinjivit:periodontal hastalığın hafif şekli) ortaya çıkma oranı tüm yaş gruplarında yüksektir ( 45 yaş ve üzeri erişkinlerde bu oranın % 80 in üzerinde olduğu rapor edilmiştir). Periodontitin (hastalığın daha ciddi şekli) ortaya çıkma oranı ise yaşa bağlıdır ve yaş ilerledikçe artar. 45 yaş ve üzeri kişilerin % 50 sine yakın bir oranının bundan etkilendiği düşünülmektedir.
İleri periodontit, dişlerin salanmasına ve sonuç olarak da kaybına yol açar. Ancak, doğru, günlük bir bakımla diş eti hastalıklarını önleyebilirsiniz.
Diş eti hastalıklarının en sık görünen belirtisi, özellikle fırçalama ve diş aralarının temizliği sırasında kolayca kanayan, şişmiş diş etleridir. Diğer belirtiler ise, kötü kokan nefes, yumuşak ya da hassas diş etleri, diş eti çizgisinde (diş etinin diş çevresinde bir kuşak oluşturduğu yer) iltihap, diş etinin aşağı çekilerek büzülmesi, sallanan diş, diş hizasının bozulması ve ısırmadaki değişikliklerdir.
Diş çürümesi gibi, periodontal hastalığın da nedeni plaklardır (yiyecek artıklarının diş çevresinde oluşturduğu tabaka). Plak, diş yüzeyinde toplanmış olan bakteri ve şekerleri içerir. Plak, sürekli olarak ağzınızda oluşur ve dişlerinizin yüzeyinde toplanır. Plak, diş eti çizgileriniz boyunca biriktikçe, diş etlerinizi hassaslaştırarak ve kanar hale getirerek diş etlerinizi rahatsız eder. Bu durum, dişeti iltihabı olarak adlandırılır (bkz.Diş Etleri iltihabı). Eğer hergün dişlerinizi fırçalayarak ve diş aralarını temizleyerek plağı kaldırmazsanız, birikmeye devam eder ve taş (tartar) olarak bilinen kireçlenmiş birikmeleri oluşturmak üzere tükürüğünüzdeki minerallerle birleşir.
Plak, taşın üzerinde biriktikçe, diş etleri yavaş yavaş dişlerden ayrılır ve diş kovuklarının bakteri ve zaman zaman da irinle dolmasına neden olur. Hastalık tedavi edilmediğinde, dişleri destekleyen kemiğe geçer ve zarar verir. Sonuçta, tedavi edilmediğinde, sağlıklı olan çürümemiş diş gevşer ve kaybedilebilir.
Plak ve taşı kontrol etmenin en iyi yöntemi dişlerin her yerini düzenli olarak (günde en az iki kez) fırçalamak ve günde en az bir kez diş aralarını temizlemektir. Diş çürümesiyle birlikte, özellikle öğün aralarında yediğiniz şeker miktarını sınırlayın.
DiÅŸ Absesi
Åžubat 28, 2010 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Bazı kişiler diş çürümesini ciddi bir sağlık sorunu olarak görmezler. Ancak, zamanında ve doğru şekilde müdahale edilmediğinde, daha çok sorun yaratan bir hastalığa yol açabilir. Çürüme, bakterinin, dişin özünü enfekte etmesine izin verir. Enfeksiyon köke ve çevre kemiğe yayılır. Bu apse olarak bilinir. Eğer enfeksiyon kemiğe ulaşırsa, diş kaybedilebilir. Enfekte diş kökü ve şişmiş doku ağrıya neden olabilir. Eğer kök ölürse, ağrı yok olacak, ancak yavaş yavaş da bitişik kemiğe zarar verecektir. Enfeksiyonun bir bölümü olarak oluşan irin, çene boyunca bir kanalı aşındırabilir ve diş eti üzerinde bir şişme ya da içi irinle dolu bir deri lezyonuna yol açabilir.
Belirtiler
- Dişte sürekli ya da zonklama şeklinde ağrı;
- Sıcak ya da soğuk yiyecek ve içeceklere karşı hassasiyet;
- çiğnerken ağrı;
- Boyunda şişmiş lenf düğümleri
- Ateş ve genel kırıklık.
TeÅŸhis
Eğer dişinizde sürekli ve zonklama tarzında bir ağrı varsa, çiğnerken ağrı duyuyorsanız ya da sıcak ya da soğuk yiyecek ve içeceklere karşı hassassanız apseli bir dişiniz olabilir. Hafif ateş, boyunda şişmiş lenf düğümleri olabilir ve genel olarak kendinizi iyi hissetmezsiniz.
Sızlayan dişin yanındaki diş eti üzerinde oluşan şişme bir noktada patlayabilir ve patlarken ağzınızda kötü tat ve koku bırakan yoğun bir sıvı çıkarabilir. Aynı anda, ağrı büyük bir olasılıkla geçecektir. Eğer bu semptomlardan herhangi birini yaşarsanız, derhal diş hekiminize başvurun. Diş hekiminiz dişinizi muayene eder ve ne yapılması gerektiğine karar verir.
Tedavi
Diş hekiminize gitmeden önce, aspirin ya da başka bir ağrı giderici alarak apse ağrısını geçirmeye çalışabilirsiniz. Yalnız, aspirini doğrudan dişinizin ya da çevre dokunun üzerine uygulamayın. Ağzınızı saat başı ılık, tuzlu suyla çalkalamak yatıştırıcı olabilir ancak tedavi edici değildir.
Geçmişte, apseli bir dişe yapılan tek tedavi, dişin çekilmesiydi Belirli koşullar altında diş çekimi yine de uygun olabilir. Ancak, günümüzde diş hekimleri genellikle apseli dişleri iyileştirmektedirler.
İlk adım olarak, diş hekiminiz büyük bir olasılıkla enfeksiyonu gidermek için bir antibiyotik tedavisi uygulayacak. böylece enfeksiyonun vücudunuzun diğer bölümlerine yayılmasını önleyecektir. Rahatlamanız için ayrıca reçeteye ağrı giderici ilaçlar yazabilir.
Dişinizi kurtarmak için diş hekiminiz, o bölgeyi uyuşturabilir ve daha sonra o dişin diş özü yuvasına bir delik açabilir. Bu basıncı azaltacaktır. Diş özü yuvası temizlenir, dezenfekte edilir ve hareket etmeyecek şekilde bir maddeyle doldurulur. Apseli diş temizlendikten sonra eğer şişme devam ediyorsa, diş hekiminiz aktinomikoz adı verilen bir hastalık olup olmadığını anlamak için özel bir kültür yapmayı isteyebilir.
Bir sonraki adımda diş hekimi diş içine geçici bir dolgu koyacaktır. Enfeksiyon temizlendikten sonra (genellikle birkaç hafta içinde), dişinize kalıcı dolgu yapılır.
Diş hekimi büyük bir olasılıkla sizi birkaç ay içinde tekrar görmek isteyecektir. Tekrar gördüğünde ise apsenin bıraktığı boşlukta kemik ve dokunun büyüyüp büyümediğini saptamak için dişin röntgeni çekilecektir. Eğer boşluk sağlıklı görünüyorsa, tedavi biter. Enfeksiyon devam ederse, ek tedaviler gereklidir ve diş hekimi sizi hastalıklı dokunun (zaman zaman kökün ucunu da içeren bir küçük kısım) ortadan kaldırılması için ameliyat edecek olan bir uzmana gönderebilir.
Çarpık dişler
Åžubat 28, 2010 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Ortodonti ile çarpık diş tedavisi
Teknoloji ve bilgi patlamasının baş döndürücü hızla geliştiği bir çarpık dişler ortodonti ile tedavi edilebiliyor.
Dişlerin çarpık olmasını normal olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Diş çarpıklıklarıyla birlikte çeneler arası bozukluklara ortodontik anomali, bunların düzeltilmesi ile uğraşan diş hekimliğinin yan dalına da ortodonti denir.
Ortodonti deyince akla hemen çocuklar, büyüme ve gelişme gelir. Büyüme ve gelişim ortodonti yönünden çok önemlidir. Büyüme ve gelişim birbirine paralel seyreder. Bu paralellik bozulursa anomaliler oluşur. Kalıtım da sebepler arasındadır. Örneğin anne ya da babasının alt çenesi önde olan bir çocukta alt çenenin önde olma ihtimali yüksektir. Erken çekilmiş süt dişleri ya da fazla çürümüş ve tedavi edilmediği için yer kaybına neden olmuş süt dişleri ortodontik anomaliye neden olabilir. Kötü alışkanlıklar da ortodontik anomali sebebidir. Örneğin çocuğun parmağını emmesi, tırnak yemesi, yutkunurken dili öne doğru itmesi gibi kötü alışkanlıklar çeneler arası ilişkiyi ve dişlerin düzgün dizilmesini bozabilir. Çocuğun burnu tıkanık olduğu için sürekli ağızdan solunum yapması ortodontik anomali sebebi olabilir. Bu durumlara ne kadar erken müdahale edilirse ileride oluşacak anomalinin büyüklüğü de o kadar az olacaktır. Doğum sırasında gelişen bazı olaylar ya da hormonal bazı durumlar da sebepler arasındadır.
Ortodontik tedavinin başlamasına en uygun dönem gelişim atağının başladığı dönemdir. Bu dönemde tedaviye başlanırsa tedavi kalıcı, kolay ve kısa süreli olur. Daha önceki dönemlerde yapılan tedaviler değişkendir. Daha sonraki dönemlerde ise tedavinin seyri zorlaşır. Ortodontik anomaliler iskeletsel ve dişsel olmak üzere iki şekilde olur. Dişsel seviyedeki tedaviler her dönemde yapılabilir. İskeletsel seviyedeki anomaliler gelişim atağının başladığı dönem sona ermeden tedavi edilmelidir. Ortodontik tedavi 3 safhada yapılır: Koruyucu (önleyici) tedavi, iyileştirici tedavi ve pekiştirme tedavisi.
Her diş çarpıklığı ortodonti ile tedavi edilebilir mi?
Çarpıklık sadece ortodonti ile tedavi edilmez. Kuron köprü uygulamaları, protez uygulamaları da çarpıklığın giderilmesi için bir yöntemdir. Ancak ortodontinin diğer tedavi yöntemlerinden ayrılmasının en önemli özelliği doğal bir tedavi olmasıdır. Hastanın kendi dişleri muhafaza edilerek estetiğin ve fonksiyonun düzeltilmesi söz konusudur. Tedavide tedavi öncesi kriterler çok iyi değerlendirilmeli, tedavi öncesi durum ve tedavi ile elde edilebilecek durum çok iyi analiz edilmelidir. Ortodontik tedavide hedef daima sürekli diş dizisidir. Süt diş kavisinden karışık dişlenme dönemine ve daimi diş dizisine geçişte normal gelişim olaylarını da çok iyi tahlil edilmelidir. Süt diş dizisinden, karışık dişlenme dönemine geçerken, bazı anomalilik gibi görünen durumlar, aslında normal fizyolojik bir görünüm olabilir. Tabi ki bu durumlara hemen müdahale etmek doğru olmaz.
Ortodonti her diş hekimi tarafından uygulanabilir mi?
Ortodontik tedaviyi her diş hekimi yapamaz. Ancak gerekli bilgi ve donanıma sahip diş hekimleri yapabilir. Prensip olarak dişsel seviyedeki bütün tedavileri diş hekimleri yapabilir. Ancak iskeletsel seviyedeki ortodontik anomaliler özel bir eğitim ister.
ğda yaşıyoruz. Bu hızlı teknolojik gelişmelerin önemli bir bölümü tıbbi teşhis alanında görülmektedir. Örneğin; basit bir kan tahlili ile kalp hastalığı açısından risk taşıdığımızı tespit edebiliyoruz. Ya da hiçbir şikayetimiz olmadığı halde bilgisayarlı tomografi ile tümörlü bir hasta olduğumuz gerçeği ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Önemli olan, teknolojinin bize sunmuş olduğu bu güzelliklerden hastalık hali oluşmadan faydalanmaktır. Check-up önemi burada devreye girer. Çünkü check-up erken teşhis için ilk ve önemli bir adımdır. Hastalık oluştuktan sonra yapılan tahliller check-up demek değildir. Çünkü geç kalınmış ve hastalık hali oluşmuştur. Bu tür hastalar, hastalığının dışındaki diğer muhtemel hastalıkların teşhisi için farklı check-up programlarına dahil olabilirler.
Check-up bir zorunluluk mudur? Check-upa nasıl karar verilir?
Hastalıktan önce sağlığın, yokluktan önce varlığın, tükenmeden önce boş zamanın kıymetini bilmek zorundayız. Check-up bir zorunluluk değildir. Ama sağlığımız önemli ise hastalanmadan önce check-up programlarına katılmak önemlidir.
Check-up türleri hakkında nelerdir?
Bazı hastalıklar bazı bölgelerde daha sık görülür. Ülkemizde her dört kiÅŸiden biri yüksek tansiyonludur. Yüksek tansiyonun kalp-damar sistemine verdiÄŸi sayısız zararlar vardır. Basit bir kalp-damar check-up programı ile bunu teÅŸhis edip önlemleri alınabilir. ÖrneÄŸin; Japonyada mide kanserine ait ölüm hızı, diÄŸer ülkelere göre belirgin olarak yüksek iken, Japonların kitle tarama çalışmaları sonucu bu hızda azalma görülmüştür. KiÅŸinin sosyoekonomik durumu, yaÅŸam ÅŸartları, beslenme ve yemek alışkanlıkları, genetik özellikleri (soyda geçen hastalıklar açısından) dikkate alınarak, hem milli serveti israf etmeden ekonomik davranmak, hem de hedeflediÄŸimiz saÄŸlıklı bilgilere ulaÅŸmak için check-up programları belirlenebilir. Ailesinde ÅŸeker hastası olmayan birisinin kan ÅŸeker sonucu normal sınırlarda çıkmasına raÄŸmen ÅŸeker yükleme testi yapmak gereksiz ve de anlamsızdır. Mesela İlla da beni bilgisayarlı tomografiye koyarak baÅŸtan aÅŸağıya check-up yaptırın” diyen hasta adayımıza bunun sınırları çizilmeli, tıbbın uygun gördüğü program uygulanıp israf engellenmelidir. KiÅŸi birkaç küçük tahlil içeren mini bir check-up programı için baÅŸvurmuÅŸ olsa da, saÄŸlığının sorumluluÄŸunu üstlenmiÅŸ olduÄŸumuzdan, gerektiÄŸi zaman bu programın dışına çıkılabilmelidir. Bu noktada kiÅŸinin saÄŸlığını muhafaza etmek, ekonomik durumunu muhafaza etmekten daha önemlidir.
Check-up kimlere uygulanabilir?
Check-upta cinsiyete, yaşa, kişinin yakınlarında görülen hastalıklara, yaşadığı coğrafik bölgelere göre paket programlar uygulanabilir. Kişi bayan ise, bayanlarda sık görülen meme ve rahim kanserlerine yönelik programlar uygulanabilir. 50 yaş civarında bir erkek ise bu yaşlarda sık görülen prostat hastalıkları açısından bir program gerekebilir. Ailesinde şeker hastalığı olan kişiye diabet-şeker hastalığı açısından bir check-up programı önerilmelidir. Doğu Karadenizde yaşayan ve iyot açısından yetersiz beslenen check-up adayı da guatr yönünden incelemeye alınabilir. Bu sınırlamaları ekonomik davranma kaygısı güderek en kısa yoldan hedefe ulaşmak için yapıyoruz. Ancak bunu yaparken sınırlar keskin hatlarla belirlenmemeli, esnek de tutulabilmelidir.
Check-upa talebin son dönemde daha çok olmasının sebebi nedir?
İnsanlarımızın sosyoekonomik ve refah düzeyinde görülen artışın yanı sıra aynı oranda sağlık alanında da bir bilinçlenme görülmektedir. Artık insanlar nasıl otomobilinin rutin kontrollerini yaptırıyorsa, kendi sağlığı için de rutin kontrollerin yapılması gerektiğine inanmaktadır. Özellikle İstanbul ilimizde hızla artmakta olan sağlık kuruluşlarının vermiş olduğu çeşitli hizmetlerin bu bilinçlenme düzeyinin oluşmasında önemli bir katkısı vardır. Bunun yanı sıra hızla artış gösteren özel sağlık sigortalarının rolünü de gözardı etmemek gerekir.
Ağız ve diş hastalıkları
Åžubat 28, 2010 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Agız ve diş sağlığı, genel sağlığımızın çok önemli bir parçasıdır. Düzenli yapılan çürük kontrolleri ve diştaşı temizliği, oluşabilecek sorunların erken teşhisini ve dişlerin ağızda uzun vadede sağlıklı kalmasını sağlayacaktır.
Pedodonti:
Çocuklarda çürük önleyici izolasyon dolguları (fissür sealant), flor uygulamaları, oluÅŸabilecek ortodontik problemlerin erken teÅŸhisi ve önlenmesi…
Çocuklarda diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması ve beslenme şeklinin düzenlenmesinin yanısıra, düzenli diş hekimi kontrolleri yapılmalıdır. Topikal flor uygulamasıyla çocuğun daimi dişlerini güçlendirebilir, küçük ve büyük azı dişlerine uygulanan fissür örtücü denilen izolasyon dolgusuyla çürümeyi engelleyebiliriz. Geçici olduğu için pek fazla önemsenmeyen süt dişlerinin sağlığı çok önemlidir. Süt dişlerindeki çürükler, hem ağrıya sebep olmakta hem de daimi dişlere zarar vermektedir. Erken süt dişi kaybı, çocukların daimi dişlerinin çapraşık olmasının en önemli sebeplerinden biridir.
Periodontoloji:
DiÅŸeti hastalıklarının tedavisi amacı ile diÅŸtaÅŸlarının temizlenmesi, cerrahi tekniklerle hastalığın tedavisi….
Periodontal hastalıklar diÅŸeti ve diÅŸleri çevreleyen destek dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. DiÅŸeti hastalığının en önemli sebebi “bakteri plağı”dır. Hergün düzenli ve yeterli fırçalama yapılmazsa, tükrük içinde bulunan kalsiyum, bakteri plağıyla birleÅŸip sertleÅŸerek diÅŸler üzerine yapışır ve diÅŸtaşı (tartar) dediÄŸimiz yapıya dönüşür. Plaktaki bakteriler tarafından üretilen zararlı maddeler diÅŸetlerinde iltihaba yol açar. DiÅŸeti hastalığının bu erken dönemine” gingivitis” denir. Bu dönemde diÅŸetleri kırmızıdır,kanamalıdır ve hacim olarak büyümüştür.Bu hastalık tablosunun ilk sinyallerini fark eden hasta hemen hekime baÅŸvurursa bu aÅŸamada yapılacak diÅŸtaşı temizliÄŸiyle diÅŸetlerinin tedavisinde yüksek baÅŸarı saÄŸlanır. Belirtilerin ihmal edilmesi durumunda hastalık ilerler, diÅŸetindeki iltihap çene kemiÄŸine ulaşır ve erimesine neden olur. Bu durumda cerrahi tedaviler gerkebilir. DiÅŸeti iltihabının neden olduÄŸu diÅŸ kayıpları, çürüklerin neden olduÄŸu diÅŸ kayıplarından daha fazladır. Periodontal problemlerin önlenmesinde en önemli görev kiÅŸinin kendisine düşmektedir.Günlük ağız bakım iÅŸlemleri (diÅŸ fırçalama ve diÅŸ ipi kullanma) diÅŸtaşı oluÅŸumunu en alt düzeye indirebilir, ancak tamamen önleyemeyebilir. DiÅŸler sabah akÅŸam 2 dakika süreyle fırçalanmalı ve düzenli olarak diÅŸ hekimi tarafından kontrol edilip temizlenmelidir.
Konservatif Tedavi:
Çürük tedavileri, amalgam ve estetik dolgular…
Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve karbonhidratlı yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturur. Bu asitler dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına neden olurlar. Konservatif tedavi, çürüklerin erken dönemde tedavilerinin yapılarak ilerlemelerinin durdurulmasını ve oluşan diş maddesi kayıplarının estetik, fonksiyonel ve ağız dokularına uyumlu bir şekilde tedavi edilmesini amaçlar.
Endodontik Tedavi:
Kanal tedavileri…
Dişin sert dokusunun içinde, kökün en ucundan giren kan damarları ve sinirlerin (pulpa) bulunduğu dişe hayat veren küçük bir odacık vardır. Dişlerin büyümesini ve sürmesini sağlayan bu yapı, çürüme meydana geldiğinde alarm görevi de görmektedir. Erken safhada tedavi edilmeyen diş çürükleri ilerleyerek pulpaya ulaşır ve burada iltihabi değişimlere neden olarak şiddetli ağrılar oluşturur. Daha sonraki aşamada bakterilerin salgıladığı asitler pulpayı öldürür. Böylelikle ortaya çıkan toksinler (zehirler) kök ucundan sızarak çene kemiğine yayılır. Çene kemiğinde oluşan iltihap dişin kaybına, çevre dokularının da harabiyetine neden olur. Bu safhaya gelmeden önce dişi ve çevre dokuları koprumak için hastalıklı pulpa dokusunun alınmasıyla diş kurtarılabilir. Pulpa dokusu anestezi altında temizlendikten sonra, kanallar genişletilip dezenfekte edilir. Tüm bu işlemlerden sonra pulpa odasının içi özel maddelerle kök ucuna kadar doldurulur. Sanıldığının aksine bu işlemler ağrısız gerçekleşmekte ve tedavi edilen diş uzun yıllar ağızda kalmaktadır.
Cerrahi:
DiÅŸ çekimleri, komplikasyonlu ve gömük diÅŸ çekimleri, kist operasyonları, rezeksiyon, vb. cerrahi operasyonlar…
Gömük 20 yaş dişleri: Bu dişler akıl dişleri olarak da adlandırılır ve tam ya da yarım gömülü kaldığında iltihaplanmaya ya da bir kiste sebep olabilir. Ya da diğer dişleri öne doğru iterek dişlerde çapraşıklıklara yol açabilir. Uzun süre hiç belirti vermezken, aniden şiddetli ağrılara, çenelerde kitlenmeye ya da yüzde şişmeye sebep olabilir. Bu dişler kontrol edilmeli ve gerekli ise çekilmelidir. Çekim küçük bir operasyonla gerçekleştirilir.
Protez:
Kuron ve köprü protezleri, total (tam) ve iskelet (kancalı) protezler, Hassas tutuculu protezler…
Protez; eksik bir organı yerine koyma anlamı taşımaktadır. Dişlerin ve çevre dokuların çeşitli sebeplerle madde kaybına uğradığı ya da tamamen kaybedildiği durumlarda, hastaya kaybolan fonksiyonlarını geri kazandırmak ve bozulan estetik görünümü düzeltmek, protezin amacıdır.
Eksik bir diş diğer dişler için ciddi bir tehlikedir. Estetiği bozduğu tartışılmazdır, ancak daha önemlisi, dişin kaybından kısa bir süre sonra boşluğu sınırlayan dişler doğal olarak boşluğa doğru eğilir. Ayrıca karşı çenedeki boşluğa denk gelen dişler üzerindeki basıncın ortadan kalkması, zamanla onların boşluğa doğru uzamasına ve hatta dökülmesine sebep olur. Sadece komşu dişler değil, diğer dişler de bu konumdan etkilenir ve çene eklemi, baş ve kas ağrıları ortaya çıkabilir. Kısacası boşluk ne kadar kısa sürede kapatılırsa o kadar iyidir.
Protezler genel olarak iki türlüdür:
Ağızda kalan dişlerin üzerine yapılan (dişler küçültülerek) ve hasta tarafından çıkarılamayan kuron, köprü gibi sabit protezler
Hasta tarafından takıp çıkarılan hareketli protezler (tam ve yarım protezler gibi)
Tam protezler, hastanın ağzında hiç diş bulunmadığı zaman yapılan protezlerdir.
Yarım protezler, hastanın mevcut dişlerine kroşe dediğimiz kancalarla tutturulur. Ya da estetik olması için ağızdaki dişler kaplanarak onlara yerleştirilen çıt çıt, sürgü gibi hassas tutucular kullanılarak yapılır.
Ortodonti:
DiÅŸ çapraşıklıklarının ve çene anomalilerinin düzeltilmesi…
Kalıtım, gelişim yetersizliği, çeşitli yanlış alışkanlıklar (parmak emme, biberon ve yalancı meme gibi faktörler) sebebiyle oluşan bozuklukların tedavisi ortodontinin konusudur. Sadece dişlerde çapraşıklık varsa, yaş faktörü önemli değildir. Her yaşta dişlerin düzeltilmesi mümkündür. Ancak kişinin kemik yapısıyla ilgili (iskeletsel) bir problem söz konusu ise, tedavisi ergenlik çağına kadar yapılır.
Dental Implantlar:
Diş implantları, kaybedilen dişlerin yerine çene kemiği içine yerleştirilen ve kemik ile kaynaşarak doğal diş kökü görevini gören metal yapılardır. Bu metal yapılar doku dostu olan titanyumdan yapılır ve hiçbir yan etkisi yoktur. Tek diş kayıplarında boşluğun doldurulması için yandaki dişleri küçültüp 3üye köprü yapmak yerine, diğer dişlere dokunulmadan boşluğa implant yerleştirilir ve üzeri 1üye kuronla kaplanabilir..
Azı diÅŸlerinin kayıplarında, takıp çıkartılan protez kullanmak yerine bu bölgeye uygun sayıda implant yerleÅŸtirilerek sabit köprü yapılabilir… DiÅŸsiz ağızlarda, özellikle alt protezi ağızda durmayan kiÅŸilerde meydana gelen çiÄŸneme, konuÅŸma ve psikolojik bozuklukların giderilmesi için de implant uygulanır. Iki seçenek vardır: Ya ağıza yeterli sayıda (6-8) implant yerleÅŸtirilip sabit köprü yapılır, ya da çenenin ön bölgesine 2-4 implant yerleÅŸtirilerek protezin daha stabil oması saÄŸlanır. Implant uygulaması için öncelikle bir çene filmi çekilir ve uygulama için yeterli kemik olup olmadığı incelenir. Uygun ÅŸartlar varsa implant yetiÅŸkin her insana yapılabilir ve baÅŸarı ÅŸansı çok yüksektir.
Estetik DiÅŸ HekimliÄŸi:
Ayrık dişlerin kapatılması, gülme sırasında görünen dişetinin uzunluğunun ayarlanması, koyu renkli dişlerin renklerinin açılması, kısacası estetiği olabildiğinin en iyisine ulaştıracak uygulamalar, estetik diş hekimliğinin konusudur. Bu bağlamda porselen laminate, empress, estetik kozmetik dolgular, diş beyazlatma(bleaching) gibi uygulamalar yapılmaktadır.
DiÅŸ beyazlatma (Bleaching):
Diş beyazlatma, dişlerin yapısındaki renklenmeleri ortadan kaldıran bir işlemdir. Diş renklenmelerinin çeşitli sebepleri olabilir. En yaygın nedenleri; kahve , çay, kola ve sigara gibi leke yapıcı maddelerin kullanılması, travma, yaşlılık, tetrasiklin renkleşmesi, eski kaplamalar, sinir dejenerasyonu vb. gibi nedenlerdir. Diş beyazlatma işlemi uygun şekilde ve diş hekimi kontrolünde yapıldığında diş ve dişetlerine zararsızdır.Ancak tedavi sırasında dişlerde hassasiyet (özellikle soğukta), dişetlerinde kızarma ve hassasiyet meydana gelebilmektedir. Fakat bu geçicidir ve tedavinin bitimiyle birlikte, birkaç gün içinde bu şikayetler ortadan kalkmaktadır. Ağartma işlemi için iki yöntem vardır:
Ev ağartması (home bleaching) denilen yöntemde, hekim ağızdan ölçü alır, bunlara uygun kalıplar hazırlanır. Hasta bu kalıbın içersine ilacı yerleştirerek dişlerin üzerine takar (en az 6-8 saat ve tercihen uykuda). Işlem dişin rengine bağlı olarak 1-4 hafta içinde biter.
Office bleaching denilen, muayenehanede hekim tarafından yapılan ağartmadır. Hekim ilacı dişler üzerine uygular, ışık kaynağı kullanılarak dişlerin beyazlaması sağlanır.Yine dişlerin durumuna göre bir veya birkaç seansta dişler beyazlar.
DiÅŸ beyazlatma iÅŸlemi, hamile ve çocuklar hariç herkese uygulanabilir…
Miniklere Diş fırçası ve diş macunu da dağıtıldı..
Kasım 29, 2009 admin
Kategori - Çocuk Sağlığı
Bursa’da Toplum Ağız ve DiÅŸ SaÄŸlığı Haftası münasebetiyle anaokulu öğrencileri DiÅŸ Hastanesi’nde ücretsiz muayene edildi.
Türkiye Kalite DerneÄŸi Bursa Åžubesi’nin (KalDer) organizasyonuyla Makbule Atadan Anaokulu öğrencileri önce diÅŸ saÄŸlığı konusunda bilgilendirildi. Çocuklar, doktorun verdiÄŸi bilgileri uygulayacaklarını söyleyerek, tek tek muayene masasına uzandı. Küçük çocukların adeta korkulu rüyası haline gelen diÅŸ muayenesinde minikler arkadaÅŸlarının diÅŸ doktoru tarafından muayene edilmesini meraklı gözlerle seyretti.
Diş sağlığının önemine dikkat çeken KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Emin Direkçi, vatandaşların sağlıklarına dikkat etmeleri gerektiğini söyledi. Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası münasebetiyle minikleri muayene ettirdiklerini belirten Direkçi, ağız ve diş sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Bu arada minik çocukların diş sağlığı ile ilgili yaptığı resimler sergilendi. Öğrencilere diş fırçası ve diş macunu dağıtıldı.
İHA
Diş sağlı ve çürükleri önlemek için
Kasım 19, 2009 admin
Kategori - Ağız ve Diş Sağlığı
Ağız ve diş sağlığı çok önemlidir;Genellikle insanlar ilk tanıştıkları insanların dişlerine bakarlar ,
Diş sağlığınızı korumak ve çürükleri önlemek için yöntemler
1. Sabah kahvaltısından sonra ve akşam yatmadan önce dişlerinizi fırçalayın ve her gün düzenli olarak diş ipi kullanın
2.Diş fırçanızı küçük başlı seçin
3. Dişlerinizin iç yüzeylerini, dış yüzeylerini, çiğneyici yüzlerini ve dilinizin üstünü fırçalayın, ara yüzlerde diş ipliği kullanın.
4. Orta derecede sert yada yumuşak kıllı diş fırçası kullanın, fırçanızı belirli aralıklarda değiştirin.
5.Asla başkasının diş fırçasını kullanmayın.
6. Dengeli beslenmeye dikkat edin.
7. Dişlerinizi çürüğe karşı daha dayanıklı hale getiren uygulamalarla ilgili (florlama ve fissür örtücüler) bir diş hekimine başvurun
8. Florürlü bir diş macunu kullanın.
9.Şekerli yiyecekleri ana öğünlerde tüketin, yemek aralarında bir şey yememeye özen gösterin.
10. Çürüklerin erken yakalanması için belirli periyotlarla diş hekimine başvurun.
Belirli periyotlarla diş hekimine görünmek diş çürüklerinin erken teşhisini sağlıyor.

